Yapıldığında Karşılığı Belâ ve Musibet Olan 5 Amel | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, karşılığı bela ve musibet olarak bildirilen davranışları konu ediyor. Sohbetin dayanağı, videoda "beş şeye karşılık beş şey" diye özetlenen bir hadis-i şerif. Hocaefendi bu rivayeti, hastalığı teşhis edip tedavisini de gösteren bir uyarı olarak okuyor: kötülük yapıldığında karşılığının mutlaka görüleceği, bunun hem dünyada hem ahirette geçerli bir kanun olduğu vurgulanıyor.
Yapılanın karşılıksız kalmadığı bir düzen
Sohbetin girişinde hocaefendi, zerre kadar iyiliğin de zerre kadar kötülüğün de zayi olmadığı bir düzende yaşadığımızı hatırlatıyor. İnsanın kazandığı iyiliğin kendi lehine, işlediği kötülüğün kendi aleyhine olduğunu bildiren ayet meali hatırlatılıyor. Buradan çıkardığı sonuç şu: bugün dünyanın içinde bulunduğu fitne, kargaşa ve huzursuzluk gökten inen bir ceza gibi değil, insanların kendi elleriyle ürettikleri bir neticedir.
Sözden dönmek, hükmü değiştirmek ve fakirlik
Hocaefendi hadiste sayılan maddeleri tek tek açıklarken iki başlığı öne çıkarıyor. Birincisi ahdi bozmak: bir topluluk verdiği sözden döndüğünde, düşmanlarının kendilerine musallat olacağının bildirildiğini aktarıyor. İkincisi, insanların Allah'ın indirdiğinin dışında ölçülerle aralarında hüküm vermeleri; bunun karşılığında ise fakirlik ve yoksulluğun yayılacağının haber verildiğini ifade ediyor.
Emanet ehline verilmezse
Sohbette ayrıca, kıyametin ne zaman kopacağını soran kişiye verilen cevap naklediliyor: emanet zayi edildiğinde, emanet ehline verilmediğinde kıyameti beklemek gerektiği bildirilmiştir. Hocaefendi bu ölçüyü bugünün dünyasına tutuyor ve emanetlerin ne halde olduğunun takdirini dinleyene bırakıyor.
Din, hayatın tamamına dair bir ölçüdür
Sohbetin bir bölümünde hocaefendi "din nedir" sorusunu soruyor ve dinin yalnızca ismen taşınan bir kimlik olmadığını anlatıyor. Kur'an'ın sadece belli günlerde ve belli mekânlarda okunmak için değil, hayata yön vermek için indirildiğini ifade ediyor. Ona göre dinin tarifi, kulun nasıl yaşaması gerektiğini gösteren kuralların bütünüdür; öyleyse mümine düşen, Rabbimizin bildirdiğine göre yaşamaya gayret etmektir.
Hem dua hem gayret
Hocaefendi sohbeti tamamlarken dengeli bir tavsiyede bulunuyor: yalnız dua ile de yalnız gayret ile de olmaz; ikisi birlikte yürümelidir. Son bölümde hastalar için sorulan bir soruya cevaben İmam Busîrî'nin Kaside-i Bürde'sinden söz ediyor. Anlatılan menkıbeye göre bu kasidenin yazılışıyla ilgili bir şifa hatırası nakledilmiş ve kaside "şifa kasidesi" adıyla da anılmıştır. Hocaefendi kasidenin metninin bulunup hastalara okunabileceğini söylüyor ve dua ile sohbeti bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.