Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Tahir Büyükkörükçü Hoca (Vaaz-1) - DİNİ SOHBETLER

👁 526.188 izlenme 👍 7.108 📅 16 Ocak 2012 ⏱ 46:06
🎙️ Tahir Büyükkörükçü ⏳ Ahiret ve Kabir
Tahir Büyükkörükçü Hoca (Vaaz-1) - DİNİ SOHBETLER Kontv - Vaaz #dinisohbet #islam #vaaz
📝 Tahir Büyükkörükçü Hoca (Vaaz-1) - DİNİ SOHBETLER — Yazılı Anlatım

Bu vaazda, insanın yaratılış gayesi ve bu gayeye ulaşmanın yolu ele alınıyor. Kürsüde konuşan müderrisin, minberdeki hatibin, asırlar boyunca gönderilen peygamberlerin muhatabının hep insan olduğunu hatırlatan hocaefendi, buradan insanın kâinat içindeki değerine ve o değeri koruma sorumluluğuna geçiyor.

Muhatap her zaman insan

Vaazın girişinde, bunca ilmin, bunca tebliğin ve bunca peygamberin muhatabının insan olmasından bir sonuç çıkarılıyor: Varlığın bu kadar üzerinde durduğu insanın bu âleme gelişinin bir sebebi vardır. Bu sebep de Allah'ı bilmek, O'nu bulmak ve rızasına ermek olarak ifade ediliyor. Hocaefendi, bu neticenin oturduğumuz yerden kendiliğinden gelmediğini, ciddi bir mücadele istediğini söylüyor.

"Hoşça bak zatına"

Sohbetin en dikkat çekici bölümlerinden biri, Şeyh Galib'in meşhur beytine yapılan atıf. "Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen" mısraını açıklayan hocaefendi, insanın bütün varlığın özü, kâinatın göz bebeği olarak nitelendiğini anlatıyor. Fakat aynı insanın, nefsine ve şehvani arzularına mağlup olduğunda çok aşağı derecelere düşebileceğini de hatırlatıyor. Dünyadaki makam, diploma ve şöhretin, Rabbe bakan yüzde bir karşılığı olmadığını vurguluyor.

Dünyayı tuz kadar sevmek

Hocaefendi, üstadından naklettiği çarpıcı bir ölçü aktarıyor: Dünyayı yemeğe atılan tuz kadar sevmeli. Tuz az olduğunda yemeğe tat verir; bir avuç atıldığında ise yemeği yenmez hâle getirir. Buna göre dünya, kalbe değil ele ve kasaya yerleştiği ve Allah yolunda harcandığı ölçüde insana fayda verir. Kazananların hep dünyada kazandığı, ahirete eli dolu gelmedikleri hatırlatılıyor.

Anlatılan hatıralar ve kıssalar

Vaazın orta bölümünde hocaefendi, Topkapı'daki mukaddes emanetlerden söz ediyor ve orada muhafaza edildiği anlatılan bir peygamber emanetine değiniyor. Ardından Bayezid-i Bistami'ye nispet edilen bir murakabe hâlini naklediyor: Rivayete göre insanlara önce dünya, sonra cennet nimetleri arz edilmiş; her defasında bir kısmı ayrılmış, geriye sadece "biz senden seni isteriz" diyenler kalmıştır. Hocaefendi bu anlatımları büyüklerden nakledildiği şekliyle aktarıyor.

Şehitler ve ebedî vaat

Vaazda ayrıca Çanakkale'de görev yaptığı yıllara dair bir hatıra paylaşılıyor ve şehitlerin kabirlerinde diri oldukları, bizim bunun şuuruna varamayacağımız bildiren ayet hatırlatılıyor. Son bölümde ise mümin erkek ve kadınlara vaat edilen, altından ırmaklar akan cennetler ve ebedî ikamet yurdu anlatılıyor. Bütün bu nimetlerin üstünde en büyük kurtuluşun Allah'ın rızası olduğu ifade edilerek, dünyadaki çilenin bu netice için değer taşıdığı söyleniyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.