Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Vücud-Adem- Bayram Ali Öztürk Hoca

👁 1.608 izlenme 👍 51 📅 13 Nisan 2012 ⏱ 19:48
🎙️ Bayram Ali Öztürk ⏳ Ahiret ve Kabir
Şehit Bayram Ali Öztürk Hocaefendi (Rahmetullahi Aleyh)
📝 Vücud-Adem- Bayram Ali Öztürk Hoca — Yazılı Anlatım

Bayram Ali Öztürk Hoca bu dersinde tasavvuf klasiklerinin en zor konularından birine giriyor: vücûd ve adem, yani varlık ve yokluk meselesi. İmam Rabbânî'nin Mektûbât'ında işlenen bu bahis üzerinden, insanın Rabbini nasıl tanıyacağı ve bu bilginin hayata nasıl yansıdığı anlatılıyor.

Allah'ı doğru tanımak

Hocaefendi derse, "kâinat nereden çıktı" sorusuyla uğraşan ilim dallarına değinerek başlıyor. Ona göre asıl mesele, Cenâb-ı Hakk'ın nasıl bilindiğidir. Herkesin bir "Allah" tasavvuru vardır; fakat bu tasavvurların hepsi aynı değildir. Hocaefendi, İmam Rabbânî'nin uzun uzun uğraştığı meselenin tam da bu olduğunu, yani tevhid inancının net, arı ve karışıksız biçimde ortaya konması olduğunu söylüyor.

Marifetullah, cennetin dünyadaki gölgesi

Derste nakledilen bir söze göre marifetullah, yani Allah'ı tanımak, kulun bu dünyada erişebileceği en büyük ikramdır. Hocaefendi burada dikkatli bir ayrım yapıyor: ahiretteki cennet ve cehennem gerçektir ve yerli yerinde olacaktır; dünyada yaşananlar ise onların gölgesi mesabesindedir. Kalpteki huzur cennetin, kalpteki azap ise cehennemin dünyadaki yansıması olarak anlatılıyor. Buradan "kendini tanıyan Rabbini tanır" ölçüsüne geçiliyor: insan kendi hâlini ne kadar iyi çözerse, ahiret hakkında da o kadar sağlam bir kavrayışa ulaşır.

Varlık ve yokluk: usul bilmenin önemi

Sohbetin en teknik bölümünde vücûd (varlık) ve adem (yokluk) kavramları ele alınıyor. Hocaefendi, bu bahsin ancak hikmet ve mantık gibi hazırlık ilimleri okunmuşsa rahat anlaşılacağını söylüyor; terminolojiye hâkim olunmadan mesele zor görünür, oysa usulü bilen için o kadar da çetin değildir. Bu münasebetle "muhabbet-i zâtiyye" kavramı üzerinde duruyor: kulun, hakkında hiçbir tarif yapılamayan zâta yönelen sevgisi. Arif kimsenin oraya yöneldikçe kendi varlık iddiasından sıyrıldığını anlatıyor.

Ehlullahın hâli ve emek

Derste, dervişleri ve arifleri küçümsememeyi tavsiye eden bir manzumeye değiniliyor; bu kimselerin ölü gönülleri dirilttiği anlatılıyor. Hocaefendi buradan çalışma ve emek konusuna geçiyor: yol, oturarak değil gayretle alınır. Kendisine "vaktinde şu kitapla meşgul ol" diye tavsiyede bulunan büyüklerinden söz ederek, insana verilen zamanın ve imkânın kıymetini vurguluyor.

İlmin dünyaya alet edilmesi

Dersin son bölümünde hocaefendi bir özeleştiri yapıyor. Geçmişte ilim ehlinin, İslam'ın ilim ve ilerleme anlayışını yeterince ortaya koyamamış olmasını bir eksiklik olarak görüyor. İlmin makam ya da dünyalık için tahsil edilmesini de eleştiriyor ve bu yolun bir geçim kapısı değil, peygamber mesleği olduğunu hatırlatıyor.

Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.