Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Umre İzlenimleri, Vakıa Suresi Tefsiri-1 (05-09-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 7.448 izlenme 👍 131 📅 5 Eylül 2012 ⏱ 01:16:07
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü ⏳ Ahiret ve Kabir
Kontv - İrfan Mektebi - 5 Eylül 2012
📝 Umre İzlenimleri, Vakıa Suresi Tefsiri-1 (05-09-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetine, umre dönüşünün ardından yeni bir döneme başlarken dinleyicilerine selam vererek giriyor. Sohbet iki bölümden oluşuyor: Önce umre izlenimleri ve kutsal beldelerde yapılan dualar, ardından Vâkıa suresi tefsirinin ilk dersi. Hocaefendinin bu sohbetteki ana vurgusu, kıyametin ve ahiret hayatının haber verildiği gibi mutlaka gerçekleşeceği ve cennet nimetlerinin bu dünyada kazanıldığıdır.

Umre dönüşü ve dua

Hocaefendi sohbetin girişinde, umrenin yorucu ama zevkli bir ibadet olduğunu ifade ediyor. Kâbe'nin karşısında ve Efendimizin huzurunda, tanıdığı tanımadığı bütün din kardeşleri için dua ettiğini söylüyor. Bunu bir görev saydığını, çünkü müminlerin kardeş olduğunu belirtiyor. Buluşmaların hep sohbette, hacda, umrede ya da cennette gerçekleşmesini niyaz ediyor.

"Vâkıa" ne demek?

Tefsir bölümüne, surenin adının anlamıyla başlanıyor. Hocaefendi, "vâkıa" kelimesinin Arapçada önemli hadise anlamına geldiğini, savaş gibi büyük olaylar için de kullanıldığını anlatıyor. Türkçede de tarihî hadiseler için "vaka" denildiğini, kendi memleketinde büyüklerinin bu kelimeyi aynı anlamda kullandığını hatırlatarak kelimeye aşinalık kazandırıyor.

Kimsenin yalanlayamayacağı gün

Surenin başındaki ifadeden hareketle hocaefendi, o büyük hadise gerçekleştiğinde artık hiç kimsenin onu yalanlayamayacağını anlatıyor. Yerin sarsılması, yıldızların dökülmesi, güneşin dürülmesi gibi kıyamet alâmetleri başladığında inkâr imkânının kalmayacağını söylüyor. Müminin farkı ise şudur: O, bugünden Kur'an'ın ve Efendimizin haber verdiklerine iman etmiş, hayatına buna göre yön vermiştir. Hocaefendi burada mütevazı bir ifade kullanıyor: Asıl bilginin Kur'an'da ve Efendimizin beyanlarında olduğunu, kendisinin yalnızca nakleden biri olduğunu söylüyor.

Nimetler dünyada kazanılıyor

Sohbetin son bölümünde cennet nimetlerinin anlatıldığı ayetlere geçiliyor. Hocaefendi, bu nimetlerin "yaptıklarına karşılık olarak" verildiğini bildiren ifade üzerinde özellikle duruyor. Buradan çıkardığı sonuç nettir: Cennet ve nimetleri bu dünyada kazanılıyor. Allah'ın emrine riayet ederek, Efendimizin yolunda yürüyerek, Kur'an ahkâmıyla amel edip Kur'an ahlâkıyla ahlâklanarak insan kendi karşılığını kendisi hazırlıyor.

Öne geçenlerin arasında olmak

Hocaefendi sohbeti, iradenin kullanılması gerektiği tavsiyesiyle bağlıyor. Surede anlatılan, Allah'a yakın kılınmış öncüler arasında bulunabilmek için gayret etmeyi tavsiye ediyor; dinleyicilerine Vâkıa suresini tefsirlerden okumalarını öneriyor ve derse gelecek hafta kaldığı yerden devam edeceğini söyleyerek dua ile tamamlıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.