Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Tefekkür (21-12-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 7.890 izlenme 👍 193 📅 10 Nisan 2012 ⏱ 01:26:46
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🗣️ Genel Sohbet
Kontv - İrfan Mektebi
📝 Tefekkür (21-12-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Mevlana haftasının hemen ardından yaptığı bu sohbette uzun zamandır anlatmak istediğini söylediği bir konuyu, tefekkürü ele alıyor. Hocaefendiye göre tefekkür, insanı insan eden temel unsurdur ve müminin bütün kulluğunu, özellikle de namazını derinleştiren bir şuurdur.

Elimizden tutan büyükler

Hocaefendi söze Mevlana Hazretlerini anarak başlıyor ve Allah dostlarını, çocuğunun elinden tutup çarşıya ya da okula götüren bir babaya benzetiyor. Baba, çocuğu yolunu şaşırmasın, bir tehlikeye düşmesin diye elinden nasıl tutarsa, büyükler de bizim gönlümüzden tutan rehberlerdir. Asıl olanın onları yalnızca anmak değil, anlamak olduğunu vurguluyor.

İnsanı insan eden unsur

Hocaefendiye göre insan sadece etten, kemikten ve maddi görünüşten ibaret bir varlık değildir. Mevlana Hazretlerinin, insanla hayvan arasındaki farkın tefekkür olduğu yönündeki sözünü hatırlatıyor. Tefekkür, kulluk şuurudur: Devamlı Allah ile beraber olmak, O'nun zatını değil varlığını ve kudretini her şeyde görmek. Astronomların, kimyacıların, doktorların anlattıkları karşısında duyulan hayranlığın da insanı bu şuura götürmesi gerektiğini söylüyor. Yunus Emre'nin, cihanda var olanın yalnızca O olduğunu dile getiren sözünü bu çerçevede hatırlatıyor.

Sineğin gözünde güneşin kudreti

Hocaefendi, Bediüzzaman Hazretlerinin bir tespitini aktarıyor: Güneşi yaratan kudret bir derece eksik olsaydı sivrisineğin gözünü yaratamazdı. Yani en küçük varlığı yaratmak da en büyüğünü yaratan kudreti gerektirir. Bununla birlikte Allah'ın zatının mahiyetini akılla kavramanın mümkün olmadığını, Ziya Paşa'nın "Bu terazi bu kadar sıkleti çekmez" mısraıyla anlatıyor. İmam hatip öğrencisiyken babasının kendisine sorduğu bir soruyu da hatırlatıyor: Büyüklerin ifadesine göre cennette Rabbimizin cemali görülecek, fakat O'nun nasıllığı orada da kavranamayacaktır.

Tefekkürle kılınan namaz

Sohbetin son bölümünde tefekkür namaza taşınıyor. Hocaefendi, namazın sonunda verilen selamı şuurla vermeyi anlatıyor: Sağa selam verirken bütün melekler ve müminler kastedilir; bu selam adeta bütün dünyayı dolaşıp tekrar insanın kendisine döner. Dinleyenlerine üç gün boyunca böyle şuurlu bir namaz kılmayı denemelerini, ardından tesbihatta ve duada aldıkları tadı gözlemlemelerini tavsiye ediyor. Tefekkürle ilgili ayet ve hadislere ise bir sonraki sohbette devam edeceğini belirtiyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.