Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu vaazında, Allah'ın kullarına bahşettiği manevi nimetlerin başında gelen İslam nimetini anlatıyor. Videoda "Allah katında din İslam'dır" ayeti hatırlatılıyor. Hocaefendi din duygusunun insanlığın en asil duygusu olduğunu, bu duygudan mahrum kalan fert ve toplumların büyük sıkıntılara sürüklendiğini vurguluyor; ardından meşhur Cibril hadisine giriş yapıyor.
Din Duygusu İnsanlığın En Asil Duygusudur
Hocaefendiye göre din duygusu Hazreti Âdem'le doğmuş, peygamberler aracılığıyla bugüne kadar gelmiş ve kıyamete kadar insanoğlundan ayrılmayacaktır. Bir nesle din duygusu verilmezse o nesil badirelere sürüklenir; gönlü imanla aydınlanmayan insan canavarlaşabilir. Bu sebeple milletin mürşitlere, ilim adamlarına ve doyurucu vaizlere ihtiyacı olduğunu söylüyor. Sık tekrarladığı benzetmeyi burada da hatırlatıyor: Ağaçlar kökünden sulanır, insanoğlu ise kulağından.
İslam: Teslimiyet ve Selamet
Hocaefendi İslam kelimesinin teslimiyet ve selamet manalarından geldiğini açıklıyor. Hazreti Muhammed'in getirdiği dinle birlikte önceki dinlerin tarihe bırakıldığını ifade ediyor. Videoda, Müslümanların "babanız İbrahim'in milleti" olarak anıldığı ve daha önce de Müslümanlar diye adlandırıldığı ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi Hazreti İbrahim'i, Peygamber Efendimizin atası ve dinde manevi babamız olarak anlatıyor.
Cibril Hadisi ve Bir Latife
Vaazın merkezinde, Hazreti Ömer'den rivayet edilen Cibril hadisi var. Bembeyaz elbiseli, saçları simsiyah, üzerinde yolculuk izi görünmeyen ve kimsenin tanımadığı bir zat meclise çıkagelir. Hocaefendi bu tarifi anlatırken cemaati tebessüm ettiren bir latife yapıyor: Oğluna nasıl bir gelin istediğini soran anneye oğul, "Kaşı, kirpiği, saçı siyah olsun; kendisi ne kadar beyaz olursa zarar etmez" der. Ardından Hazreti Ali'nin Peygamber Efendimizi tarifini aktarıyor: Onu ilk gören heybetinden sarsılır, sohbetine oturan ise "Hayatımda böylesini görmedim" derdi.
Çocuklara Namaz Terbiyesi
Vaazın son bölümünde hocaefendi evlat terbiyesine geçiyor. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz, çocuklara namazın yedi yaşında öğretilmesini, on yaşına gelince daha ciddi şekilde üzerinde durulmasını ve yataklarının ayrılmasını tavsiye etmiştir. Hocaefendi namazın dinin direği olduğunu, onu ikame edenin dinini ayakta tuttuğunu hatırlatarak neslimizden namaz kılanlar getirmesi için dua ediyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.