Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'yi Rahmetle Anıyoruz -3
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'nin rahmetle anıldığı bu kısa bölümde, hocaefendinin kürsüde dile getirdiği bir kulluk anlayışı ve cemaatine bıraktığı bir vasiyet yer alıyor. Sözler kısadır, fakat bir ömrün özeti gibidir.
Tek Bir Kapının Kulu Olmak
Hocaefendi kendisini tarif ederken tek bir ölçü koyuyor: bir kapının kulu olduğunu, o kapının da Allah kapısı olduğunu söylüyor. Bağlılığını, Peygamber Efendimize duyduğu muhabbetle birlikte ifade ediyor. Buradaki vurgu, insanın gönlünü tek bir yere bağlaması ve o istikametten ayrılmamasıdır.
Secde ve Edep
Sözlerinin en dikkat çeken yerinde hocaefendi ince bir ayrım yapıyor. Alnın yalnızca secde için kullanıldığını hatırlatarak, kendi tevazuunu ifade ederken alnı değil yanağını zikrediyor. Bu ifade, ibadetin ve edebin hangi sınırlar içinde durduğuna dair bir hassasiyeti göstermektedir.
Cemaate Bırakılan Vasiyet
Hocaefendi son olarak bir vasiyette bulunuyor. Oğluna, kızına, torununa ve kardeşlerine söylediği bu sözü, kabul ederlerse cemaatine de bıraktığını ifade ediyor: eller duayla arşa açık, alın secdede, gönül Peygamber Efendimizin izinde olsun. Kendisi için de duası, kendisine uzun bir ömür verilse dahi bu hâlden ayrılmamaktır.
Bu yazı, kısa bölümün ana çerçevesini özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.