Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi - Kapu Camii Vaazları - 5.Bölüm
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi'nin Kapu Camii vaazlarının beşinci bölümü, müminin ferdî ahlakı ve sırat-ı müstakim üzerinde yürümenin şartları üzerine kuruluyor. Vaaz, cennetin ucuz kazanılmadığı hatırlatmasıyla açılıyor ve müminin gündelik hayatta nasıl bir edep taşıması gerektiğine dair somut ölçülerle devam ediyor.
"Allah'ın Malı Pahalıdır"
Hocaefendi, cenneti kazanmanın kolay olmadığını söyleyerek söze giriyor. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz, dikkat çekmek için tekrar ederek "Allah'ın metaı pahalıdır" buyurmuştur. Vaazda bu söz, müminden ciddi bir gayret ve fedakârlık beklendiğinin işareti olarak yorumlanıyor; cehennemden uzaklaşıp iki cihan saadetini istemenin bedelsiz olmadığı anlatılıyor.
Yol Belli, Rehber Belli
Vaazın omurgasını sırat-ı müstakim kavramı oluşturuyor. Hocaefendi, her namazda istenen "dosdoğru yol"un cennete götüren yol olduğunu; bu yolda yürüyenlerin Kur'an'a ve Peygamber Efendimiz'in sünnetine sımsıkı sarılması gerektiğini söylüyor. Yolun tehlikeli oluşu sebebiyle bir rehbere ihtiyaç duyulduğunu, o rehberin de Efendimiz olduğunu vurguluyor. Ayrıca mümin erkeklerin ve mümin kadınların birbirinin dostu olduğunu bildiren ayete atıf yapılıyor.
İhsan: Görüyormuşçasına Kulluk
Vaazın en çok üzerinde durulan bölümü Cibril hadisi. Rivayete göre Cebrail Aleyhisselam Efendimiz'e İslam'ı, imanı ve ihsanı sormuş; ihsanın cevabı ise "Allah'a onu görüyormuş gibi ibadet etmen; sen onu görmesen de o seni görmektedir" olmuştur. Hocaefendi bu ölçüyü hayatın her anına taşıyor: yolda yürürken, çarşıda, bağda bahçede, evde ve karanlık gecede Rabbin gördüğünü hatırlamak. Bakarken, konuşurken, dinlerken bu şuurun insanı tutması gerektiğini söylüyor.
Her Halükârda Hayır Üzere Olmak
Nakledilen hadise göre mümin her halükârda hayır üzeredir. Hocaefendi bunu, kimsenin görmediği bir tarlanın ortasında ya da dağın tepesinde bile aynı ahlakı sürdürmek diye açıklıyor. Yine rivayet edilen bir hadise göre Allah'a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya sussun; komşusuna iyilik etsin buyrulmaktadır.
Hakkı ve Sabrı Tavsiye Etmek
Vaazın son bölümü Asr suresine ayrılıyor. Sahabenin bir mecliste buluşup ayrılırken bu sureyi okuduğu aktarılıyor: insan hüsrandadır, ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır. Hocaefendi buradan hareketle, nerede karşılaşılırsa karşılaşılsın bir mümine hayrı, hakkı ve sabrı tavsiye etmenin müminin vazgeçilmez ahlakı olduğunu söylüyor ve vaazını kelime-i şehadet ve dua ile tamamlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.