Tahir Büyükkörükçü Hoca (Vaaz-47)
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu vaazında şükür konusuna hazırlık yapıyor. Videoda, "Şükrederseniz nimetinizi artırırım, nankörlük ederseniz azabım çetindir" manasındaki ayet ile Allah'ın nimetlerinin sayılamayacağını bildiren ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi, nimetin artmasının tek yolunun nimeti vereni bilmek ve O'na şükretmek olduğunu anlatıyor.
Bir Fincan Kahvenin Kırk Yıl Hatırı
Hocaefendi, "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" diyen ecdadımızı hatırlatıyor ve soruyor: İnsan bir ikramı bu kadar unutmazken, sayısız nimeti veren Allah'a nasıl şükretmez? Allah'ın vaadinden dönmeyeceğini, vaadinden ancak aciz olanların döneceğini, O'nun kudretinin ise sınırsız olduğunu söylüyor.
Yeryüzü Bir Sofradır
Hocaefendi, yıllar önce hocası Hacı İsa Efendi'nin huzurunda ezberledikleri bir manzum lügatin mukaddimesindeki beyti aktarıyor: Allah'ın nimet sofrası geniş yeryüzü, devletinin bir damlası ise koca okyanustur. Yeryüzünü Allah'ın serdiği bir sofraya benzetiyor. Sofradan besmele çekmeden ve hamd etmeden kalkmayı nankörlüğün bir örneği olarak anıyor ve her nefeste nimetleri hatırlayıp "elhamdülillah" demeyi tavsiye ediyor.
Açlık Günlerinden Bir Hatıra
Hocaefendi, Hazreti Ebubekir ile Hazreti Ömer'in bir gün Mescid-i Nebevi'ye vaktinden önce geldiklerini, evde yiyecek bir şey olmadığı için bir kapı açılır mı diye çıktıklarını anlatan hatırayı aktarıyor. Bu hatırayla sahabenin sıkıntı içinde bile şükür ve teslimiyetini hatırlatıyor.
Bakî Kabristanı ve İslam'a Bağlılık
Vaazın ortasında hocaefendi, Medine'deki Cennetü'l-Bakî hakkında Peygamber Efendimizden nakledilen bir rivayeti aktarıyor ve Allah'tan orada yatanlara komşu olmayı diliyor. Ardından İslam'dan başka bir din arayanın bunun kabul edilmeyeceğini bildiren ayeti hatırlatıyor ve İslam'dan bir an bile ayrılmamak için dua ediyor.
Osman Gazi ve Kur'an'a Hürmet
Vaazın sonunda hocaefendi, Rûhu'l-Beyân tefsirinin mukaddimesinde geçtiğini söylediği bir kıssayı anlatıyor. Osman Gazi bir yerde misafir kalır; ev sahibi ona yatak serer. Sabah geldiğinde yatağın hiç bozulmadığını, misafirin gece boyunca seccadesinde oturduğunu görür. Sebebi sorulunca Osman Gazi, "Rafta Kur'an-ı Kerim varken ayağımızı uzatıp yatamayız" der. Anlatılana göre bu hürmetin karşılığında onun nesline asırlarca süren bir devlet nasip olmuştur. Hocaefendi dersini, hocasının "Sağken verin" öğüdünü hatırlatarak hayırlara destek çağrısıyla bitiriyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.