Tahir Büyükkörükçü Hoca (Vaaz-36)
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu vaazında, Peygamber Efendimizin alemlere rahmet olarak gönderildiğini bildiren ayet üzerinde duruyor. Mübarek geceleri, cuma günlerini ve bayram sabahlarını Allah'ın kullarını affetmek için lütfettiği vesileler olarak anlatan hocaefendi, bütün bu ikramların Resulullah'ın şerefine olduğunu vurguluyor. Vaazı kendisi de bir dönemin son dersi olarak takdim ediyor.
Af Vesilesi Mübarek Zamanlar
Hocaefendi, Mevlid, Regaib, Miraç ve Berat gecelerinde, Ramazan boyunca ve Kadir gecesinde Allah'ın kullarını tekrar tekrar affettiğini anlatıyor. Rivayet edildiğine göre bayram sabahı melekler kapılarda durur ve namazdan çıkanlara günahlarının bağışlandığını, tertemiz evlerine dönmelerini müjdeler. Hocaefendi bütün bunların kimin şerefine olduğunu soruyor ve cevabını veriyor: Peygamber Efendimizin şerefine.
Müminlere Değil, Âlemlere Rahmet
Hocaefendi ayetteki ifadeye dikkat çekiyor: Allah "müminlere rahmet" değil, "âlemlere rahmet" buyurmuştur. Dağlar, taşlar, uçan kuşlar, karıncadan file kadar bütün kâinat bu rahmetten payını alır. Önceki bütün ümmetler içinde son peygambere ümmet olmayı büyük bir şans olarak görüyor.
Cuma: Haftalık Tazelenme
Hocaefendi her cumanın, namazını kılan, zekâtını veren, orucunu tutan cami ehli müminler için bir haftalık günahlara kefaret olduğunu anlatıyor ve bunun "hoca bahşişi" değil, Allah'ın rahmetinin gereği olduğunu söylüyor. Gençlere, dünyanın neresinde hangi ilmi okurlarsa okusunlar bu şuurdan ayrılmamalarını tavsiye ediyor. Medine'de, bir cuma günü secdede Rabbine kavuşmayı niçin bu kadar arzuladığını da açıklıyor: Mahşerde kabrinden ilk kalkacak olan Resulullah'tır.
Yeniden Dirilişe Kur'an'ın Cevabı
Ahireti inkâr edip "Toprak olan insan yeniden dirilir mi?" diyenlere Kur'an'ın verdiği cevabı hatırlatıyor: Onu ilk defa yaratan tekrar diriltecektir. Hocaefendi, gözle görülmeyen ve ancak mikroskopla fark edilebilen hücrelerden ana rahminde bir insanın yaratılmasını, bu kudretin açık bir delili olarak anlatıyor.
Güzel Arkadaşlar
Vaazın sonunda hocaefendi, Allah'a ve Resulüne itaat edenlerin peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olacağını bildiren ayeti hatırlatıyor ve bunları "ne güzel arkadaşlar" diye müjdeliyor. Mevlana'nın, bir elini Hakk'a, bir elini Hazreti Muhammed'e vermeyi öğütleyen sözünü aktararak Kur'an ve Sünnet'e sarılmayı tavsiye ediyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.