Şükür ve Sabır: Nimetin Devamı, İmanın Yarısı | Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde imanı ikiye ayıran bir ölçüyü hatırlatarak başlıyor: Bir yarısı sabır, bir yarısı şükür. Sabır konusunu ayrı bir derse bırakacağını söyleyerek bu sohbeti şükre ayırıyor ve şükrün nimeti nasıl koruduğunu, nasıl artırdığını Hz. Musa aleyhisselam ile ilgili bir kıssa üzerinden anlatıyor.
İmanın Yarısı Sabır, Yarısı Şükür
Hocaefendi, sabrın bütün muvaffakiyetlerin temeli olduğunu; peygamberlerin, velilerin ve âlimlerin sabırla yol aldığını ifade ediyor. Şükrü ise yalnız dille söylenen bir söz olarak değil, nimeti yerinde kullanmak olarak tarif ediyor. Bu tarife göre namaz bir şükürdür, zekât bir şükürdür, oruç ve hac birer şükürdür. Kalbin dirilmesi ve kulun Allah'a yönelmesi şükrün nuruna bağlanıyor.
Nimetin Elden Gitme Korkusu
Sohbette, insanların çoğunun elindeki nimetin kaçmasından korktuğuna dikkat çekiliyor: Zengin servetinin gitmesinden, âlim ilminin eksilmesinden endişe eder. Hocaefendi bu korkunun ilacını gösteriyor. Peygamber Efendimiz'in işaretiyle, nimet üzerine yapılan şükür o nimetin elden gitmesinden emin kılar. Kur'an'da bildirilen "şükrederseniz artırırım" vaadi de bu çerçevede hatırlatılıyor.
Otuz Yıllık Ömür Kıssası
Sohbetin merkezinde, kaynaklarda nakledilen bir kıssa var. Hz. Musa aleyhisselama, bir aileye otuz yıllık ömür verileceği, bunun on beş yılının zenginlik on beş yılının fakirlik olacağı bildirilir; hangisinin önce olmasını istedikleri sorulur. Aile reisi hanımıyla istişare eder ve önce zenginlik istenmesine karar verilir. Hocaefendi burada istişarenin kendisini de güzel bir davranış olarak öne çıkarıyor.
Şükredince Süre Uzuyor
Kıssanın devamında on beş yıl dolduğu hâlde nimetin kesilmediği, hatta arttığı anlatılır. Sebebi sorulduğunda, o kulların kendilerine verilen nimetlere şükrettikleri bildirilir. Anlatıma göre karı koca daha en başta "yediğimizden yedirelim, giydiğimizden giydirelim" diye karar vermiş ve on beş yıl boyunca bunu sürdürmüşlerdir. Şükür yalnız dilde kalmamış, paylaşmaya dönüşmüştür.
Nimeti Artırmanın Yolu
Hocaefendi sohbeti dinleyenlere doğrudan sesleniyor: Kalbî, ruhî, imanî, ailevî, dünyevî hangi nimet olursa olsun artmasını istiyor musunuz? Yolu şükürden geçiyor. Şükredenlerin dünyada da huzurlu olacağını, şükürsüzlüğün ise nimeti hem eksilttiğini hem de insanı karanlıkta bıraktığını ifade ediyor. Şükretmediği için elindekiyle helak olanların hâlini hatırlatarak, kolaylığın aslında hazır olduğunu, zorluğu insanın kendisinin çıkardığını söylüyor.
Bu yazı sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.