Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

ŞÜKÜR - Cuma Sohbetleri | Tahir Büyükkörükçü Hoca

👁 7.995 izlenme 👍 246 📅 4 Haziran 2021 ⏱ 47:38
🎙️ Tahir Büyükkörükçü 💚 Ahlak ve Edep
"Biz kozmopolit haydutların değil, Fatih'lerin nesliyiz. Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Kur'an'ın şakirtleriyiz." TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ KİMDİR? 1925 yılında Konya’da doğan Tahir Büyükkörükçü, Konya müftülüğü ve Kapu Camii vâiziliği yapmış 20. yüzyılın önemli İslâm âlimlerindendir. Konya’nın manevi dinamiklerinden olan Tahir Büyükkörükçü, Konya’nın meşhur hoca efendilerinden hadis, sarf, nahiv, usûl, mantık, belâğât v.b. dersleri alamış ve hayranı olduğu Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretlerine genç yaşta intisab etmiştir. 2011 Yıllında Hakkın rahmetine kavuşan Tahir Hoca Sultan’ül Vâizîn olarak bilinir. (1925 – 2011) Allah rahmet eylesin. Kanalımıza Abone Olun ➥ https://bit.ly/3pkNdtd Abdülmetin Balkanlıoğlu Hoca Sohbetleri ➥ https://bit.ly/34JUJEs Resul Bölükbaş Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3idfrEJ İhsan Şenocak Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3cgYB4e Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/2RZK4mC Timurtaş Uçar Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3fLPRFq Medineli Hacı Osman Efendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3fLSRBr Bayram Ali Öztürk Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3z19K2y Timurtaş Uçar Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3uNDblF Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3ySuwlb Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/2S5LY54
📝 ŞÜKÜR - Cuma Sohbetleri | Tahir Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu Cuma sohbetinde şükür konusunu ele alıyor. Hocaefendi, yeni bir sohbet dönemine şükür bahsiyle başladığını belirterek, Allah'ın verdiği nimetlerin sayılamayacağını ve bu nimetlere karşı kulun tavrının ne olması gerektiğini anlatıyor.

Şükür nedir

Sohbetin ilk bölümü şükrün tarifine ayrılıyor. Hocaefendi kaynaklardaki çeşitli tarifleri aktardıktan sonra kendi ifadesiyle özetliyor: Şükür, nimeti vereni anmak, aczini itiraf etmek ve önündeki nimetin kadrini bilerek onu yerli yerinde kullanmaktır. Abdullah b. Abbas'a nispet edilen tarifi de naklediyor: Şükür, Allah'ın verdiği her şeyi ona uygun düşen yerde kullanmaktır. Nimete şükredilirse artırılacağını bildiren ayet de bu bahiste hatırlatılıyor.

Sayılamayan nimetler

Hocaefendi, Allah'ın nimetlerinin sayılamayacağını bildiren ayete işaret ederek, bugünün bütün hesap imkânları kullanılsa bile bu nimetlerin rakamlara sığdırılamayacağını söylüyor. Bunların en büyüğü olarak insan olarak yaratılmayı gösteriyor ve insanın en güzel biçimde yaratıldığını bildiren ayeti hatırlatıyor. Bu bahiste, vücudumuzdaki uzuvların yerleşiminin bile ne kadar yerinde olduğunu bir latifeyle anlatıyor; bir tanesinin yeri değişseydi hayatın nasıl çekilmez olacağını söyleyerek nimetin farkına varılmasını istiyor.

Allah dilerse ne olur

Sohbetin orta bölümünde hocaefendi, Hz. Ömer'in müslüman oluşuna dair meşhur anlatımı naklediyor. Anlatılana göre bir maksatla yola çıkmış, yolda karşılaştığı biri sebebiyle okunan ayetleri dinlemiş, uzun uzun düşünmüş ve o gün Peygamber Efendimiz'in huzuruna gelerek kelime-i şehadet getirmiştir. Hocaefendi'nin bu kıssadan çıkardığı ders şudur: Allah dilediğinde bir saat içinde bir insan bambaşka bir hâle gelebilir; bu sebeple hiç kimseden ümit kesilmez.

Fetih ve müjde

Hocaefendi, İstanbul'un fethine dair müjdeyi ve o müjdedeki övgüyü hatırlatıyor. Bu bahiste bugünün gençliğine dair beklentisini de anlatıyor: İslam gençliğinin yakıp yıkan değil, gönül kırmayan, incitmeyen bir gençlik olduğunu ifade ediyor. Fetih yıldönümlerinde yapılan programlarda asıl konuşulması gerekenin, o fethi mümkün kılan iman ve dinamizm olduğunu söylüyor.

Kenetlenmek

Sohbetin son bölümünde hocaefendi birlik çağrısı yapıyor. Kalpleri iman etrafında birleştirmeyi, gönülleri bir halatın lifleri gibi birbirine kenetlemeyi öğütlüyor. Aziz Mahmud Hüdâyî'ye nispet edilen sözü hatırlatarak, herkesin bir sevdanın peşinde olduğu bir dünyada kendi tercihini açıkça ifade ediyor: Bana Kur'an gerek, bana Peygamber Efendimiz'in ahlakı ve edebi gerek. İnsan olarak yaratılmanın büyük nimeti üzerine söylediklerinin denizden bir damla olduğunu söyleyerek sözünü bağlıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.