Şehitliğin Faziletleri (20-03-2013)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünün hemen ardından yapıyor. O günlerin hatırasının tesirinden kurtulamadığını söyleyerek konuyu şehitlik ve gazilik üzerine kuruyor; meseleyi hem tarihimizden hem de asrısaadetten örneklerle ele alıyor.
Millet Olma Şuuru
Sohbetin girişinde hocaefendi, millet olmanın o şuuru canlı tutmakla mümkün olduğunu söylüyor. Vatanın korunmasının, sınırların ve değerlerin muhafaza edilmesinin önemine değiniyor; ancak asıl vurgusu şu noktada: Vatanın gerçek anlamı, orada dinin yaşanabilmesi ve kulluğun icra edilebilmesidir. Bu duyguların taze tutulması ve yeni nesle aktarılması gerektiğini ifade ediyor.
Yalnız Dünya İçin Yaşamak
Hocaefendi, günümüz insanının büyük ölçüde maddeye ve rahatına odaklandığını, bütün gayretini dünyaya hasrettiğini söylüyor. Kendisini de bu uyarının dışında tutmuyor. Ona göre iman etmiş bir milletin başkalarından farklı bir hedefi, ayrı bir davası ve ayrı bir ideali olmalıdır; aksi hâlde diğerlerinden ne farkı kalır?
Şehidin İstediği Şey
Sohbetin en dikkat çekici bölümü, aktarılan bir rivayet. Anlatılana göre Uhud'da şehit düşen Câbir'in babası hakkında bildirildiğine göre Allah kendisiyle perdesiz olarak konuşmuş ve dilediğini istemesini buyurmuştur. Şehit, ahirette gördüğü ikramlardan sonra isteyecek başka bir şey bulamamış ve "beni dünyaya bir daha döndür de senin yolunda bir kez daha öleyim" demiştir. Hocaefendinin buradan çıkardığı incelik şudur: Ölüm insana ne kadar zor gelirse gelsin, şehidin gördüğü karşılık onu bir daha istetecek kadar büyüktür. Rivayete göre kendisine dünyaya dönüşün takdir edilmediği bildirilince bu defa hâlinin geride kalanlara duyurulmasını istemiş, böylece onlar da ölümden korkmasınlar diye. Hocaefendi, Âl-i İmrân sûresinin 169 ve 170. ayetlerinin bu hadise üzerine indirildiğinin nakledildiğini söylüyor ve tefsirlere bakılmasını tavsiye ediyor. Ayetlerde Allah yolunda öldürülenlerin ölü sanılmaması, aksine Rableri katında diri olup rızıklandırıldıkları bildirilmektedir.
Niyetin Değeri
Hocaefendi, aktardığı bir hadise göre, Allah yolunda hiçbir gayret göstermeden ve gönlünden böyle bir arzu dahi geçirmeden ömrünü tamamlayan kimse hakkında ağır bir uyarı bulunduğunu söylüyor. Buradan çıkardığı sonuç ise ümit vericidir: Herkes her şeyi yapamayabilir, ama hiç olmazsa niyet ve irade sahibi olmak mümkündür.
Yeni Nesle Aktarılacak Ruh
Sohbetin sonunda hocaefendi, evlatlara ilim, irfan, ibadet aşkı, Allah korkusu ve İslam sevgisi kazandırılmasını tavsiye ediyor. Sadece kendi rahatı ve günlük hazları için yaşayan bir hayat anlayışının müminin ölçüsü olamayacağını tekrarlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.