Şehâdet ve Şehitlik- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini şehadet ve şehitlik mevzuuna ayırıyor. Mart ayında, Çanakkale zaferinin yıl dönümünde yapılan sohbet, şehitlerin aziz hatırasına bir vefa olarak başlıyor ve Peygamber Efendimiz'den nakledilen hadis-i şeriflerle şehitliğin faziletini anlatarak devam ediyor.
Çanakkale'yi Okumak
Hocaefendi sözlerinin başında bir istirhamda bulunuyor: Özellikle gençler, hangi kaynaktan olursa olsun Çanakkale'yi mutlaka okumalı. Sebebini de söylüyor: Bu vatanı bize emanet edenlerin bunu ne pahasına ve hangi şartlarda yaptığını bilmeden, emanetin kadrini bilmek mümkün değildir. Hocaefendi bu bahiste Mehmet Âkif'e müracaat etmeden Çanakkale'nin hakkıyla anlatılamayacağını da belirtiyor ve şairin o meşhur mısralarına atıfta bulunuyor. Sohbetin başında ise bir duası var: Rabbimiz bu millete öyle kederli günleri bir daha göstermesin.
Dünyaya Dönmek İsteyen Tek Kişi
Sohbetin merkezindeki hadis-i şerif çok çarpıcı. Hocaefendi'nin naklettiğine göre, ahirete göçen hiç kimse dünyaya geri dönmeyi istemez; zira bu dertli ve çileli dünyadan Rabbinin nimetlerine kavuşan bir mümin niçin geri dönsün? Rivayette bu kaidenin tek istisnası şehittir. Şehit, gördüğü ikram ve nimetler sebebiyle tekrar dünyaya dönüp tekrar Allah yolunda can vermeyi temenni eder; bu temenninin defalarca tekrarlandığı bildirilir.
Cennette Sorulan Soru
Hocaefendi, aynı bahisle ilgili bir başka rivayeti de aktarıyor. Şehide cennette hâlinin nasıl olduğu sorulduğunda, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, insanın hatırına gelmeyen nimetlerle karşı karşıya olduğunu söyler. Kendisine "iste" denildiğinde ise tek dileği vardır: Tekrar dünyaya döndürülmek ve bir kez daha Allah yolunda şehit olmak. Fakat kendisine, ilahî takdir gereği ölenlerin dünyaya geri dönmeyeceği bildirilir. Hocaefendi ayrıca Efendimiz'in, Allah yolunda cihat edip can vermeyi ve bunun defalarca tekrarlanmasını temenni ettiğini bildiren rivayeti de naklediyor.
Niyetin Kıymeti
Sohbetin sonuna doğru hocaefendi, bu meselede niyetin taşıdığı ağırlığa dikkat çeken bir hadis-i şerifi hatırlatıyor: Kalbinde bu yolda bir niyet ve gayret taşımadan bu dünyadan ayrılan kimse hakkında ağır bir uyarı bulunmaktadır. Hocaefendi bunu, vatanın, namusun, iffetin ve dinin korunması gibi hususların müminin gündeminden hiç düşmemesi gerektiği şeklinde açıyor.
Şairin Vedası
Hocaefendi sohbeti, Mehmet Âkif'in Çanakkale şehitleri için yazdığı şiiri hatırlatarak bitiriyor. Şairin, şehidin kabrine bir türbe değil doğrudan gökyüzünü yakıştırdığını; hiçbir tarifin ona kâfi gelmediğini söylediğini aktarıyor. Duası ise şudur: Rabbim aziz şehitlerimizin ruhlarını şad etsin, bizleri onların yolunda kılsın.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.