Şeytanı tanımadan taşlamaya gideni şeytan taşlar ! | Timurtaş Uçar Hoca
Timurtaş Uçar Hoca bu sohbetinde hac ibadetindeki şeytan taşlama uygulamasını konu ediyor. Hocaefendi'nin baştan sona işlediği tez tek cümleyle şudur: Şeytanı tanımadan onu taşlamaya gitmenin bir anlamı yoktur; asıl mesele bu ibadetin manasını kavramaktır.
"Şeytan taşlamak" tabiri
Sohbetin girişinde hocaefendi dil üzerine kısa bir değerlendirme yapıyor. Bir kelime, hangi dilden gelirse gelsin, bir millet onu duyduğunda anlıyorsa artık o milletin malı olmuştur. Şeytan kelimesinin de böyle olduğunu, halkın bu tabiri sözlüğe bakmaya gerek duymadan anladığını söylüyor. Buradan taşlamak fiilinin anlamına geçiyor: Bir şeyi taşlamak, onu istememek, reddetmek, ona karşı tepki göstermektir. Bir düşünceyi ya da teklifi taşlayan kimse onu geri çevirmiş olur.
Tanımadığın şeye tepki gösterilmez
Hocaefendi asıl meseleye burada geliyor. Bir kimsenin tanımadığı bir mala talip olamayacağını, düşmanını tanımayan birinin ona karşı üstünlük kuramayacağını söylüyor: Nereden saldıracağını, hangi yolu tercih ettiğini bilmeyen kimse mücadele edemez. Bu ölçüyü şeytan taşlamaya uygulayarak, önce Kur'an'ın tanıttığı şekilde şeytanın tanınması gerektiğini vurguluyor. Konunun genişliğine de dikkat çekerek, kaynaklara bakıldığında bunun tek oturumda anlatılamayacak kadar geniş bir bahis olduğunu belirtiyor.
Hazırlıksız gitmenin bedeli
Sohbetin orta bölümünde hocaefendi, hacca gidecek kimselerin önceden ciddi bir eğitimden geçmeleri gerektiğini söylüyor. Kendi gözlemlerine dayanarak, bu ibadetin manasının çoğu zaman yeterince bilinmediğini ifade ediyor. Hazırlıksız bir kalabalığın hem kendine hem başkasına zarar verebildiğini hatırlatarak, tertip ve nizamın bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.
Şeytan ortadan kalkacak mı
Hocaefendi sohbetin sonunda temel bir soru soruyor: Şeytan taşlamaktaki maksat şeytanı ortadan kaldırmak mıdır? Cevabı Kur'an'dan veriyor. Ayette, İblis'in insanların yeniden diriltileceği güne kadar mühlet istediği ve kendisine mühlet verilenlerden olduğunun bildirildiği hatırlatılıyor. Öyleyse, diyor hocaefendi, bütün dünya bir araya gelse şeytanı yok edemez; maksat başkadır.
Ömür boyu süren bir tepki
Buradan çıkardığı sonuç sohbetin özüdür. Yeryüzünden günahı ve inkârı tamamen kaldırmak mümkün olmadığı gibi, mücadele de kıyamete kadar sürecektir. Minâ'daki taşlama, bu ömürlük tepkinin en açık ve en canlı ifadesidir. Hocaefendi, aslında bir işe başlarken okunan eûzü besmelenin de aynı tepkinin günlük hayattaki karşılığı olduğunu söylüyor: Her sözün başında şeytandan Allah'a sığınmak, onun ne kadar büyük bir tehlike olduğunun ikrarıdır.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.