RAMAZANIN FAZİLETİ! İbadetlerin İhlas ve Samimiyetle Yapılmasının Önemi! | Abdurrahman Büyükkörükçü
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde Ramazan'ın faziletini anlatırken bir noktayı ısrarla öne çıkarıyor: İbadetin miktarı kadar, hatta bazen ondan da fazla, ihlas ve samimiyet önemlidir. Sohbet, Rabbimizin kullarını cennete koymak için âdeta bahane aradığı fikriyle açılıyor.
Küçük Görünen Ameller
Hocaefendi'ye göre Allah, kullarını cennete koyacak vesileler arar. Bir fakire verilen sadaka, susamış bir hayvanın sulanması, bir müminin gönlünden kederin alınması bile bu vesilelerden olabilir. Buradan asıl noktaya geliyor: Amelin çokluğu tek başına gaye değildir; o ameli ihlasla renklendirmek gerekir. Hem çok hem ihlaslı ibadet edenlerin cennetin en yüksek mertebelerinde olacağını, onlara yetişmenin çok zor olduğunu söylüyor.
Kişi Sevdiğiyle Beraberdir
Peki mertebesi düşük kalanların hâli ne olacak? Hocaefendi burada bir müjdeye sığınıyor: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." Sevdiklerimiz hürmetine Rabbimizin bizi de onların derecesine yükseltebileceğini ümit ediyor. Bu vesileyle ashab-ı kiramın tamamını ayırım yapmadan sevmenin önemine değiniyor; onların Resulullah'ın arkadaşları olduğunu hatırlatarak, aralarında ayrım yapıp birilerini dışarıda bırakmayı marifet saymadığını ifade ediyor. Sevginin derecesinin gönül işi olarak farklılaşabileceğini, fakat esasta hepsine hürmetin korunması gerektiğini söylüyor.
Zorla Cennete Götürülmek
Sohbette anlatılan bir hatıraya göre Peygamber Efendimiz, elleri ayakları bağlı esirleri görünce onların hâline hayret etmiş ve zincirlerle cennete götürülüşlerine dikkat çekmiştir. Hocaefendi bunu şöyle yorumluyor: Rabbimiz bizi de oruçlarımızla, namazlarımızla âdeta zorlayarak cennete yöneltiyor; emirlerin ardında bu merhamet vardır.
Ramazan Neden Kur'an Ayıdır
Sohbetin ikinci yarısı Ramazan'ın Kur'an ile bağına ayrılmış. Hocaefendi, Bakara suresinde Ramazan ayının Kur'an'ın indirildiği ay olarak bildirildiğini hatırlatıyor ve bu tek cümlenin ayın faziletini anlatmaya yettiğini söylüyor. Kur'an'ın anlaşılır bir dille indirilmiş olmasını da büyük bir lütuf sayıyor: Eğer bütün Kur'an, manası ancak Allah ve Resulü katında bilinen harfler gibi olsaydı hâlimiz ne olurdu, diye soruyor.
Ramazan'ı Kur'an Ayı Yapmak
Son bölümde hocaefendi, Kâbe'nin bir taş, toprağın bir toprak parçası olduğunu, ona kıymetini verenin taşıdığı mana olduğunu söylüyor. Ramazan da Kur'an indiği için ayrı bir nur taşır. Bu nurdan istifade etmenin yolu ise açıktır: Ramazan'ı bol bol Kur'an okunan, Kur'an'la beraber geçirilen bir aya dönüştürmek. Şaban'ın son günü irat edilen ve bütün insanlığa hitap eden hutbeyi de bu bağlamda naklederek, ayın kadrini bilmeyi tavsiye ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.