Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Peygamber Efendimizin Fotoğrafı Hakkında - Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi

👁 20.799 izlenme 👍 273 📅 10 Şubat 2022 ⏱ 08:55
🎙️ Tahir Büyükkörükçü ⏳ Ahiret ve Kabir
Bunlar kıyametin fitneleridir. Hele hele kadınlarınızı, kızlarınızı koruyun! Kadın sohbetlerinde çok dolanıyor Dikkat edin! Biz peygamberimizin fotoğrafına değil, ruhaniyetine, aşk ve imanına müştahakız muhterem muminler! TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ KİMDİR? 1925 yılında Konya’da doğan Tahir Büyükkörükçü, Konya müftülüğü ve Kapu Camii vâiziliği yapmış 20. yüzyılın önemli İslâm âlimlerindendir. Konya’nın manevi dinamiklerinden olan Tahir Büyükkörükçü, Konya’nın meşhur hoca efendilerinden hadis, sarf, nahiv, usûl, mantık, belâğât v.b. dersleri alamış ve hayranı olduğu Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretlerine genç yaşta intisab etmiştir. 2011 Yıllında Hakkın rahmetine kavuşan Tahir Hoca Sultan’ül Vâizîn olarak bilinir. (1925 – 2011) Allah rahmet eylesin. Kanalımıza Abone Olun ➥ https://bit.ly/3pkNdtd Resul Bölükbaş Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3idfrEJ İhsan Şenocak Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3cgYB4e Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/2RZK4mC Timurtaş Uçar Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3fLPRFq Medineli Hacı Osman Efendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3fLSRBr Bayram Ali Öztürk Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3z19K2y Timurtaş Uçar Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3uNDblF Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/3ySuwlb Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi Sohbetleri ➥ https://bit.ly/2S5LY54 #tahirbüyükkörükçü #dinisohbetler #vaaz
📝 Peygamber Efendimizin Fotoğrafı Hakkında - Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu kısa sohbetinde, kendisine ulaştırılan ve elden ele dolaştırılan bir iddiaya cevap veriyor: sözde "Peygamber Efendimizin fotoğrafı". Hocaefendi bunu kesin bir dille reddediyor ve konuyu asıl olması gereken yere taşıyor: Efendimize duyulan sevgi bir görüntüde değil, gönülde aranır.

Kesin Bir Uyarı

Hocaefendi, kendisine gönderilen bu görüntüyü iade ettiğini söylüyor ve İslam'da böyle bir şeyin katiyen bulunmadığını ifade ediyor. En büyük âlimlerin ve manevi büyüklerin yanında yıllarca bulunduğunu, o meclislerde böyle bir şeyin adının bile geçmediğini belirtiyor. Bu tür şeylerin fitne olduğunu söyleyerek, üzerinde durulup zihin meşgul edilmemesini istiyor.

Kadın Sohbetlerinde Yayılan Fitne

Hocaefendi, bu iddianın özellikle kadınlar arasındaki sohbet ortamlarında elden ele dolaştırıldığına dikkat çekiyor. Daha da rahatsız edici bulduğu husus, buna itibar etmeyenlerin dinî bir tehditle korkutulmaya çalışılmasıdır. Aile büyüklerine, evlerindeki hanımları ve kızları bu tür yayılmalara karşı uyarmalarını tavsiye ediyor.

Aranan Şey Fotoğraf Değil

Sohbetin asıl fikri burada beliriyor. Hocaefendi, müminin Peygamber Efendimizin bir görüntüsüne değil, ruhaniyetine ve muhabbetine müştak olduğunu söylüyor. Bu duyguyu anlatmak için Türk edebiyatının büyük isimlerine başvuruyor. Yunus Emre'nin, Efendimizin izini arayıp o izin tozuna yüz sürme arzusunu dile getirdiği mısralarını hatırlatıyor.

Şairlerin Dilinden Sevgi

Hocaefendi, Divan şairlerimizden Şeyh Galib'in Efendimizi anlatırken en büyük hükümdarları bile onun kapısında bir karınca mesabesinde gördüğünü aktarıyor. Fuzûlî'nin ise ayrılık hasretiyle bedeninin zerre hâline gelmesini ve bir rüzgârla Medine'ye taşınıp orada kalmayı temenni ettiğini anlatıyor. Yakın dönemden bir şairin, kendisini Efendimizin kulunun kulu saymayı en büyük rütbe olarak görmesini de aynı sevginin ifadesi olarak anıyor. Hocaefendi bu sevginin ne kadar anlatılsa da hakkıyla anlatılamayacağını söylüyor.

İkbal'in Dileği

Sohbetin en dokunaklı bölümünde hocaefendi, Muhammed İkbal'e nispet edilen bir dileği naklediyor. Anlatıldığına göre İkbal, ömrü boyunca söylemeye hayâ ettiği bir arzusunu ileri yaşında dile getirmiş ve Medine'de Efendimizin ravzasına yakın bir yerde kendisine bir kabirlik yer nasip edilmesini istemiştir. Hocaefendi, tahsilini Batı'da tamamlamış böyle bir ilim adamının bu gönül bağını koruyabilmiş olmasını örnek gösteriyor ve "böyle münevver, böyle mütefekkir istiyoruz" diyerek dua ile sohbeti bağlıyor.

Bu yazı, kısa sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.