Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Osmanlı'da Hamallık Mesleği

👁 1.349 izlenme 👍 16 📅 3 Kasım 2012 ⏱ 11:46
💚 Ahlak ve Edep
Semerkand Tv - Meddah
📝 Osmanlı'da Hamallık Mesleği — Yazılı Anlatım

Osmanlı toplumunda çoğu zaman gözden kaçan, "yük taşıyan adam" diye basite indirgenen hamallık, aslında sıkı kurallara ve ciddi bir ahlak denetimine bağlı bir meslekti. Bu sohbette hamalların lonca düzeni, işe kabul şartları, çalışma usulleri ve gündelik hayattaki yerleri örneklerle anlatılıyor.

Herkes Hamal Olamazdı

Ahi teşkilatı bünyesinde hamalların da kendi loncası vardı. Memleketinden gelip iş tutamayan bir delikanlı, hemşerileri aracılığıyla önce lonca şeyhine götürülürdü. Loncanın yiğitbaşı adayı karşılar; omuzuna, sırtının genişliğine, bacaklarının kuvvetine bakar, sırtına bir miktar yük verip taşıtarak deneme yaptırırdı. Bedenî imtihan tek başına yeterli değildi: şeyh, yiğitbaşına adayın aslını esasını araştırmasını emrederdi. Geldiği köy, ailesi, daha önce yaptığı işler ve edebe aykırı bir hâlinin bulunup bulunmadığı incelenir, ancak bundan sonra kuşağı bağlanıp mesleğe kabul edilirdi.

Mahallenin Güvenilir Adamları

İstanbul'da hamallar gruplar hâlinde çalışır, her grubun bir hamalbaşı, her mahallenin bir genel hamalbaşı bulunurdu. Ağır yük, sırık, limon hamalları gibi kısımları vardı; cepkenlerindeki nakışlar hangi loncaya bağlı olduklarını gösterirdi. Anlatıldığına göre bir mahallede hırsızlık olduğunda ilk muhatap hamalbaşı olurdu. Çünkü hamallar, girip çıktıkları evlerdeki eşyaların nereden geldiğini, ne olduğunu herkesten iyi bilirlerdi. Bu yüzden mesleğe güvenilir kişiler seçilirdi. Hamallar gözleri yerde yürür; ne taşıdıkları eşyaya ne de ev sahibine göz ucuyla bakarlardı.

Yükün Tekniği ve Meslek Adabı

Yük, semer denilen ve ağırlığı vücuda dengeleyen özel bir aparatla taşınırdı; sağlam ağaçtan destek çubuklarıyla güçlendirilmiş deri kemerler belde omurgayı korurdu. Hamalbaşı yükü sırtlayıp "destur, ziyanı yok" diye seslenir, önce sağ ayağını atardı; arkadakiler aynı ritimle yürüyerek kervan gibi ilerlerdi.

İstisnalar ve Cezası

Beş parmağın beşi bir olmadığı için bazı hamalların da yoldan çıktığı anlatılıyor. Yükü, sahibinin bilmediği yollardan dolaştırıp yolu uzatarak fazla ücret almaya kalkışan bir takımın tespit edildiği, sorumlusunun görevden alındığı ve bütün ekibin dağıtıldığı naklediliyor. Bu, loncanın ahlakî denetimi ne kadar ciddiye aldığını gösteren bir örnek olarak veriliyor.

Hamallık Bir Maharettir

Anlatıcı, tanıdığı bir hamalın dar bir merdivenden ağır bir kalorifer kazanını tek başına sırtlayarak indirdiğine bizzat şahit olduğunu söylüyor. Eskiden evlerin merdivenleri genişken bugünkü dar apartman merdivenlerinde eşya taşımanın ne kadar zorlaştığını hatırlatarak, hamallığın kaba kuvvetten ibaret olmadığını vurguluyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.