Nutku Ehlullah (Şiir)- Bayram Ali Öztürk Hoca
Bayram Ali Öztürk Hocaefendi bu kısa programda vaaz etmiyor, okuyor. Tasavvuf edebiyatımızın iki ayrı şiirini terennüm ederek dinleyeni bir dua iklimine taşıyor. Kaydın adı olan "Nutku Ehlullah", okunan ilk manzumenin ilk mısraındaki tabirden geliyor ve baştan sona Allah dostlarının sözünün insan üzerindeki tesirini konu ediyor.
Sözün İksir Oluşu
İlk şiirde işlenen ana fikir şudur: gönül ehlinin ağzından çıkan söz, sıradan bir söz değildir; toprağı altına çeviren bir iksir gibi insanı dönüştürür. Şiirde, bu kimselerin hâllerini gizledikleri, dış görünüşleriyle dikkat çekmedikleri anlatılır. Bu yüzden dinleyene verilen ilk tavsiye, insanları görünüşlerine bakarak küçümsememektir; sade bir kılık altında büyük bir gönül bulunabilir.
Kâl Değil Hâl
Şiirin ikinci temel mesajı, lafla yapılan dindarlıkla yaşanan dindarlık arasındaki fark. Bilgiyi hâle dönüştürmek, sadece konuşup duranlardan uzaklaşıp gerçekten yaşayanların izini sürmek tavsiye ediliyor. Şiire göre insanı Rabbine ulaştıran şey, ezberlenmiş sözler değil, gönül ehlinin yolunda gösterilen sadakattir.
Ümmet İçin Merhamet Niyazı
Programın ikinci bölümünde okunan manzume bir yakarıştır. Her kıtanın sonunda tekrarlanan nakarat, kerem sahibi olan Allah'tan merhamet dilemektedir. Şiirde ümmetin perişan hâline üzülünür, sığınılacak emin bir yer istenir, Peygamber Efendimizin ve diğer peygamberlerle salih kulların hürmetine bağışlanma talep edilir. Metnin genel havası, kendi acizliğini kabul eden bir kulun kapıdan çevrilmeme umuduyla yalvarmasıdır.
Kapanış Münacatı
Şiirlerin ardından hocaefendi kendi diliyle bir münacata geçiyor. Taşlık bir diyarda yürüyen kulların sesinin duyulup duyulmadığını sorarcasına, samimi ve kırık bir üslupla dua ediyor. Kendisinin ve dinleyenlerin ilahi aşka ilhak edilmesini niyaz ederek programı tamamlıyor.
Bu yazı, kaydın ana başlıklarını özetlemektedir; okunan şiirlerin tamamı ve terennüm için videoyu izleyebilirsiniz.