Müslümanların Arasını Bulun, Barıştırın (1965)- Medineli Hacı Osman Efendi
Medineli Hacı Osman Efendi'ye ait 1965 tarihli bu sohbette, Müslümanların arasını bulmanın ve kardeşler arasındaki kırgınlıkları gidermenin ne kadar önemli olduğu anlatılıyor. Sohbet, iki topluluğun anlaşmazlığa düşmesi üzerine inen ayet-i kerimenin hatırlatılmasıyla başlıyor ve baştan sona müminin gönlünü kinden temizlemesi üzerinde duruyor.
Arayı Bulmak Bir Vazifedir
Sohbetin çıkış noktası şu: Müslümanlardan iki taraf çekişmeye düştüğünde, kenarda durmak değil aralarını düzeltmek emredilmiştir. Hocaefendi, ayet-i kerimenin bu emri verdiğini ve adaletle hareket edenlerin sevileceğini bildirdiğini hatırlatıyor. Laf taşıyarak, ortaya fitne koyarak kavgayı büyütmenin ise ağır bir vebal olduğunu ifade ediyor. Bir işe el atacak kimsenin önce bilgi ve akıl sahibi olması gerektiğini, aksi halde düzelttiğini zannederken bozabileceğini söylüyor.
Kişiye Değil, Kötülüğe Düşman Olmak
Sohbetin en dikkat çekici ölçülerinden biri burada veriliyor. Hocaefendi, bir Müslümana asla düşman olunmayacağını; düşmanlığın kişiye değil, onun yaptığı fenalığa yönelmesi gerektiğini anlatıyor. Yalancıysa yalanına, kötü ahlaklıysa ahlakına buğzedilir; ama kalbinde iman bulunan kimseye kin beslenmez.
Lanet Değil Dua
Sohbette anlatılan bir sahabe hatırası bu ölçüyü örnekliyor. Anlatıldığına göre sık sık hata eden ve bu yüzden defalarca uyarılan bir sahabi hakkında birisi ağır sözler söyleyince, Peygamber Efendimiz buna razı olmamış; o kimsenin canını bu yolda feda etmiş bir mümin olduğunu hatırlatarak lanet edilmemesini istemiştir. Hocaefendi buradan hareketle, hasta olana da hataya düşene de acımak, "Allah ıslah etsin" diye dua etmek gerektiğini söylüyor. Şeytanın işinin Müslümanların arasını bozmak olduğunu, tatlı söylemenin ve kin tutmamanın ise emredildiğini ifade ediyor.
Geçinmenin Yolu ve Tövbe
Sohbetin sonunda gündelik bir tavsiye geliyor: geçinmek isteyen kimse iddiayı bırakmalı, sırf karşısındakinin sözünü çürütmek için uğraşmamalıdır. Haklıyken bile iddiadan vazgeçmenin büyük bir karşılığı olduğu anlatılıyor. Hocaefendi son bölümde, Davud aleyhisselam'a hitaben nakledilen rivayetlerle Allah'ın kullarına olan merhametini anlatıyor: kulun en kıymetli anı tövbe ettiği andır ve Rabbini samimiyetle arayan onu bulur.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.