Muharrem Ayı'nın Faziletleri (06-11-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, yeni hicri yılın ilk sohbetinde Muharrem ayının faziletlerini, aşure gününü ve bu günlerde yapılması tavsiye edilen amelleri anlatıyor. Sohbet hicri yılbaşı tebrikiyle başlıyor, pratik tavsiyelerle devam ediyor ve bir Allah dostunun tevekkülünü anlatan menkıbeyle sona eriyor.
Yeni hicri yıla dua ile girmek
Hocaefendi dinleyenlerin hicri yılbaşını tebrik ederek geçmiş yılın sıkıntılarının geride kalmasını, ümmetin birlik ve kardeşlik içinde güzel günler görmesini diliyor. Muharrem'i ibadetlerin, duaların ve oruçların çoğaltıldığı, müminlerin Allah'ın rızasını kazanmak için daha çok gayret ettiği bereketli günler olarak tarif ediyor.
Sabır ve acele etmemek
Müslümanların yaşadığı sıkıntılar karşısında hocaefendi, sahabenin Peygamber Efendimize "Hep böyle mi olacak?" diye dert yandığı rivayeti hatırlatıyor. Rivayete göre Resulullah onlara acele ettiklerini söylemiş, bir gün insanların uzak mesafeleri yalnız başlarına ve güven içinde katedebileceği günlerin geleceğini müjdelemiştir. Hocaefendi buradan, duayı bırakmadan sabırla beklemenin gereğine vurgu yapıyor.
Aşure orucunu kaçırmamak
Sohbetin önemli bir bölümü aşure orucuna ayrılıyor. Hocaefendi, Peygamber Efendimizin bu günde oruç tutulmasını tavsiye ettiğini, büyüklerin tavsiyesinin de emir telakki edildiğini hatırlatıyor. Hanımların akraba ve komşu toplantılarını bu güne denk getirmemesini; denk gelirse ikramsız, hep birlikte oruçlu toplanıp Kur'an okuyarak, dua ve zikirle vakit geçirmelerini öneriyor. Yolculuğu olan beylere de seferlerini başka bir güne almalarını tavsiye ediyor. Dinleyenlerinden iftar vaktinde kendisini de duadan unutmamalarını rica ediyor.
Aşure günü ailesine genişlik
Hocaefendi, evin ihtiyaçlarıyla pek ilgilenmeyen babasının aşure günü bizzat çarşıya çıkıp o günün alışverişini yaptığını, bu âdeti hiç ihmal etmediğini anlatıyor. Bu uygulamanın dayandığı, aşure günü ailesine bolluk gösterene Allah'ın bütün sene bolluk vereceğini bildiren rivayeti de aktarıyor; ancak bu hadisin zayıf olduğunu açıkça belirtiyor ve et-Terğîb ve't-Terhîb'de yer aldığını söylüyor.
Bayezid-i Bistami'nin tevekkülü
Sohbet bir menkıbeyle kapanıyor. Anlatılana göre bir cami imamı, hiçbir kazancı görünmeyen Bayezid-i Bistami'ye ne yiyip içtiğini sormuş. Hazret, sivrisineğin ve karasineğin rızkını unutmayan Rabbin kendisini de ihmal etmeyeceğini, en küçük varlıklara rızık veren Allah'ın ona da bir şeyler verdiğini söylemiş. Hocaefendi bu kıssayla tevekkülün kalpteki yerini hatırlatıyor ve Allah dostlarının hatıralarına gelecek sohbette devam edeceğini belirtiyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; hocaefendinin anlattığı hatıraların ve tavsiyelerin tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.