MÜ'MİNLER BİRBİRLERİNİN KARDEŞİDİR! | Abdurrahman Büyükkörükçü
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde kardeşlik ve dostluk konusunu ele alıyor. Konuyu açarken hemen bir ayrım yapıyor: Bahsedeceği dostluk, yolculukta ya da otobüste kurulan gelip geçici arkadaşlık değil; gerçek iman sahiplerinin birbirleriyle kurduğu bağ ve mümkün olabilirse Allah dostlarının O'nunla olan yakınlığıdır.
Kardeşlik Bir İlan, Dostluk Bir Derece
Hocaefendi, İslam'ın inananları küçüğüyle büyüğüyle kardeş ilan ettiğini, müminlerin ancak kardeş olduğunu bildiren ilahi hükmün bunu açıkça ortaya koyduğunu söyleyerek başlıyor.
Menfaate Dayanan İlişkiler
Hocaefendiye göre bugünün insanı bu konuda himmete muhtaçtır; çünkü ilişkiler büyük ölçüde menfaat temeli üzerine oturmuştur. Menfaat varsa selam verilir, dostluk kurulur; menfaat yoksa her şey göz ardı edilebilir. Hocaefendi bunun yeni bir hastalık olmadığını göstermek için yüzyıllar öncesine gidiyor; Fuzûlî'nin çektiği sıkıntıyı anlattığı meşhur şikâyetine ve Nasreddin Hoca'nın anlatılagelen bir latifesine atıfta bulunarak dünyanın o günlerde de benzer bir hâlde olduğunu söylüyor.
Dünya İmtihan Yeridir
Sohbetin ekseni burada belirginleşiyor. Hocaefendi, "biliyoruz, geçen hafta da söylediniz" denilmesine aldırmadan bu hakikati tekrar etmenin gerekli olduğunu söylüyor: Dünya imtihan dünyasıdır ve ölüm çok yakındır. Kitaplarda nakledildiğine göre Hz. Ömer, halifeliği boyunca her sabah evinden çıkarken kendisine ölümü hatırlatacak bir görevli tutmuştur. Hocaefendi bu örneğin ağırlığına dikkat çekiyor: Peygamber Efendimiz tarafından cennetle müjdelendiği bildirilen bir kimse dahi bu hatırlatmaya ihtiyaç duymuştur.
Kısa Bir Ömürde Kazanılan Sonsuzluk
Hocaefendi, ebedi hayatın bu kısacık dünya hayatında kazanıldığını hatırlatıyor. Bunu "kibrit alevi kadar" bir ömür diye tarif ediyor ve bu kadar kısa bir zaman diliminin sonunda sonsuz bir neticenin bulunmasını hayretle karşılıyor. Bu bahiste rivayet edilen bir hadisi de aktarıyor: Cennet de cehennem de insana ayakkabısının bağından daha yakındır.
Dünyada Hâlâ Güzellikler Var
Sohbetin son bölümünde hocaefendi karamsarlığa düşmüyor. Üç kuruşluk menfaat için yalana, riyakârlığa, ihanete ve zulme sapan insanlar bulunduğunu söylerken, buna rağmen dünyada iman, ihlas, samimiyet, kardeşlik, fedakârlık ve ikram gibi güzelliklerin de yaşadığını vurguluyor. Türkiye'den kalkıp uzak ülkelere giden, hiç tanımadığı insanların derdine derman olmaya çalışan, kuyu açan, ders veren kardeşlerimizi örnek gösteriyor. Kendi yakınlarından birinin, suyu olmayan köylere kilometrelerce uzaktan su getirme gayretini de bu güzelliklerden biri olarak anlatıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.