Mü’min sebepsiz yere BORÇLANMAMALI! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, geçen haftanın sonunda değindiği bir konuyu enine boyuna ele alıyor: müminin sebepsiz yere borçlanmaması. Konu, hadis-i şerifler, hatıralar ve gündelik hayattan örneklerle işleniyor; sonunda çok somut bir tavsiyeye bağlanıyor.
"Borcunu Azalt, Hür Yaşarsın"
Hocaefendi, Peygamber Efendimiz'in bir sahabiye verdiği nasihati naklederek başlıyor: günahını azalt, ölümün kolay olur; borcunu azalt, hür yaşarsın. Bu ikili tavsiyeyi sohbetin omurgası yapıyor. Borçlu olmanın insanı nasıl bir mahcubiyet altına soktuğunu gündelik bir örnekle anlatıyor: borcumuz olan kimseyle karşılaşmaktan çekinir, borçlu olduğumuz dükkânın önünden geçmemek için yolumuzu değiştiririz. Hürriyeti eksilten şey işte budur.
Efendimiz'i Kederlendiren Mesele
Sohbette nakledilen rivayete göre Peygamber Efendimiz bir gün derin bir hüzne kapılmış; sebebi sorulduğunda ümmetinin borç meselesinin kendisine bildirildiğini söylemiştir. Aynı rivayette, Allah yolunda şehit olan bir kimsenin bile üzerindeki borç ödenmedikçe bunun bir engel teşkil ettiği bildirilmektedir. Hocaefendi bu haberi, meselenin ne kadar ciddi olduğunu göstermek için aktarıyor.
Niyet Meselesi
Borca girmenin insanlık hâli olduğunu, zaruret karşısında bunun yaşanabileceğini kabul ediyor. Ancak burada belirleyici olanın niyet olduğunu vurguluyor. Nakledilen hadislere göre borcunu ödemeye samimiyetle niyet eden kimseye Cenâb-ı Hak ödeme imkânı lütfeder; baştan ödememe niyetiyle borçlanan kimse ise mahşere o malı çalmış gibi gelir. Hocaefendi, Anadolu'nun "yemeyip içmeyip borcu ödemek" sözünü de bu ciddiyetin halk arasındaki karşılığı olarak anıyor.
Hesap Günü Ne Olur?
Ödeme imkânı olduğu hâlde borcunu ödemeyen kimse için nakledilen tablo şudur: hasenatından alınıp alacaklıya verilir; verecek iyiliği kalmamışsa alacaklının günahlarından bir kısmı ona yüklenir. Hocaefendi burada, hakikaten ödeme gücü bulunmayanların durumunun ayrı değerlendirildiğini de belirtiyor. Ayrıca imamlık yıllarından bir hatırayı anarak, kul hakkı meselesinde "Allah ne olacak, mahşer ne olacak" sorusunun sorulmamasının ne kadar düşündürücü olduğunu ifade ediyor.
Taksit Yerine Sabır
Sohbetin sonundaki tavsiye oldukça pratik. Hocaefendi cemaatine, buzdolabı, çamaşır makinesi, halı gibi ihtiyaçları taksitle almak yerine parayı biriktirip peşin almalarını öneriyor. Böylece hem daha ucuza alınacağını hem de kimseye borçlu kalınmayacağını söylüyor. Efendimiz'in "borcunu azalt, hür yaşarsın" tavsiyesini kulağa küpe etmek gerektiğini hatırlatarak sohbetini bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.