Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Konya'da Mevlana anma programlarının sürdüğü günlerde yaptığı bu sohbette "Gönüller Sultanı" Mevlana Celaleddin-i Rumi'yi anlatıyor. Hocaefendi, Mevlana'yı hakkıyla anlatabilmek için çok büyük bir ağza sahip olmak gerektiğini söyleyerek aczini itiraf ediyor, ancak ona duyulan muhabbetin kendisini bu konuda cesaretlendirdiğini ifade ediyor.
Sonsuzluk kervanının peşinde
Hocaefendi, Konya dışından izleyenleri anma günlerine davet ederken asıl yakınlığın maddi değil, gönül yakınlığı olduğunu vurguluyor. Necip Fazıl'ın Allah dostlarının yolunu "sonsuzluk kervanı" olarak tarif ettiği ve kendini o kervanın peşinden giden bir yolcu gibi gördüğü mısralarını hatırlatıyor. Hayatın gayesinin Resulullah'ın, sahabenin ve Allah dostlarının yolunda yürüyüp hayatı onlar gibi tamamlayabilmek olduğunu söylüyor.
Kişi sevdiğiyle beraberdir
Hocaefendi, bir topluluğu sevdiği halde onlar gibi yaşayamayan kişinin durumunu Peygamber Efendimize soran sahabinin kıssasını aktarıyor. Resulullah'ın verdiği "Kişi sevdiğiyle beraberdir" cevabını kıyamete kadar bütün müminler için en büyük müjdelerden biri olarak değerlendiriyor. Kendilerinin de Resulullah'ı, sahabeyi ve Allah dostlarını bu ümitle sevmeye çalıştığını ifade ediyor.
Aşk yolu ve Peygamber sevgisi
Hocaefendiye göre Mevlana'nın Allah'a vuslat için gösterdiği yol ilahi aşk yoludur. Anlatıldığına göre Mevlana, bu aşkın coşkusuyla hayatında bir iki defa semaya kalkmıştır. Hocaefendi, Mevlana'nın Peygamber Efendimizi anlatabilmek için kâinat büyüklüğünde bir ağız istediğini söylediği beytini de hatırlatıyor. Mevlana'nın asıl adının Muhammed Celaleddin olduğunu, babasının "Sultanü'l-Ulema" diye anılan Bahaeddin Veled olduğunu ve seçkin bir soydan geldiğini anlatıyor.
Şeb-i Arus: Vuslat gecesi
Sohbetin sonunda Mevlana'nın vefatı anlatılıyor. Dostları kendisine uzun ömür dilediğinde "Artık bu ihtiyara ömür dilemeyin, Rabbime kavuşmak istiyorum" dediği aktarılıyor. 1273 yılının Aralık ayında vefat eden Mevlana'nın ölüm gecesine düğün ve vuslat gecesi anlamında Şeb-i Arus deniliyor. Hocaefendinin anlattığına göre arkasından Müslüman olsun olmasın bütün Konya halkı gözyaşı dökmüş; cenaze namazını kıldırması istenen Sadreddin Konevi Hazretleri fenalaşınca namazı Konya kadısı Siraceddin kıldırmıştır. Hocaefendi, Mevlana'nın "Öldükten sonra mezarımızı yerde aramayın, bizim mezarımız ariflerin gönülleridir" sözünü hatırlatarak sohbeti bir Fatiha ile kapatıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.