Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 49.998 izlenme 👍 673 📅 24 Ocak 2012 ⏱ 1:17:12
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 💚 Ahlak ve Edep
Kontv - İrfan Mektebi
📝 Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini, vefat yıl dönümü münasebetiyle Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'ne ayırıyor. Sohbetin başında, salih insanların anıldığı meclislere rahmet ineceğine dair büyüklerin sözünü hatırlatarak böyle bir yad edişin sebebini açıklıyor. Anlatımını "güneşi dünyadan görebildiğim kadar anlatabilirim" diyerek bir tevazu cümlesiyle sınırlandırıyor.

Bir Yılın Muhasebesi

Hocaefendi sohbete, televizyondaki derslerinin tam bir yılı doldurmasının şükrüyle başlıyor. Bir yıl boyunca ara vermeden devam edebilmiş olmayı bir nimet sayıyor ve bu hizmetin ihlasla sürmesi için dinleyenlerden dua istiyor. Kendi ifadesiyle asıl endişesi, karşı tarafın istifade edip kendisinin zararda kalmasıdır; bu yüzden niyetin sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

Hayatından Kesitler

Sohbette Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun hayatı ana hatlarıyla aktarılıyor. 1946'da ilk haccını yapması, 1951'de Adana'dan İstanbul'a göç etmesi, 1953'teki haccının dönüşünde Şam'da dokuz ay kalıp oranın ilim ve gönül ehliyle görüşmesi, sonra İstanbul'a dönüp 1979'a kadar burada kalması anlatılıyor. 1979'da uzun yıllar arzuladığı bir dileği gerçekleştirerek Medine'ye yerleştiği ve 12 Şubat 1984'te orada vefat ettiği belirtiliyor. Kabristan meselesi konuşulduğunda kendisine İstanbul'da yer ayarlanması teklif edildiğinde, tercihinin Medine olduğunu söylediği ve duasının o yönde gerçekleştiği naklediliyor.

Edep ve Ahlak Ölçüsü

Hocaefendinin en çok üzerinde durduğu nokta, Üstadın edebi ve ahlakı. Onu "edebin, ahlakın, faziletin ve hayanın insan olmuş hâli" diye tarif ediyor. Her an Allah'ın kendisini gördüğü bilinciyle yaşadığını söylüyor. Kendi babasının, henüz çocukken kendisine söylediği bir sözü de aktarıyor: kadrini bilirsen, o mübarek zatın elini bir defa öpmüş olman senin için yeterlidir.

Anlatılan Hatıralar ve Eserleri

Sohbette birkaç hatıra naklediliyor. Bunlardan birinde, yol için azık alınmasını tavsiye ettiği hâlde kendisine sadece basit ikramlar sunulduğunda bunu hiç yüze vurmadığı, "almadınız mı?" diye bir kez bile sormadığı anlatılıyor. Bir diğerinde, ağır bir hastalık geçiren tanınmış bir Kur'an üstadını ziyaret ettiği, dua edip Allah'ın şifa vereceğini söylediği ve o zatın uzun yıllar daha Kur'an hizmetine devam ettiği aktarılıyor. Hocaefendi ayrıca Üstadın yirmiden fazla eseri olduğunu belirterek peygamber kıssaları, sahabe hayatları, gazveler ve bazı surelerin tefsirleri üzerine yazdığı kitaplardan söz ediyor. Sohbet, o büyüklerin yolunda yürüyebilmek için yapılan bir dua ile tamamlanıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.