KURTULABİLMEM İÇİN SAADET BULABİLMEM İÇİN! | Prof. Dr. Necmettin Erbakan
İnsanın kurtuluşu ve saadeti için akıl ve ilim tek başına yeterli midir? Bu kısa konuşmada mesele iki güzel benzetmeyle ele alınıyor ve şu netice ortaya konuyor: İlim doğruyu gösterir, fakat hangi doğrunun tercih edilmesi gerektiğini insana din öğretir.
İlim Gösterir, Din Değerlendirir
Konuşmada verilen ilk misal çok sade: İlim, beşin dörtten büyük olduğunu gösterir. Bu bir hakikattir ve tartışılmaz. Fakat mesele burada bitmez. Eğer o beş haram yoldan kazanılmışsa, dört ise helâl yoldan elde edilmişse, insana dört kazancın beş kazançtan üstün olduğunu öğreten şey artık ilim değil, dindir. Yani rakamı bilmek yetmez; o rakamın hangi yoldan geldiğini değerlendirecek bir ölçüye ihtiyaç vardır ve o ölçüyü din ile ahlak verir.
Ormandaki Pusula
İkinci benzetme meseleyi daha da netleştiriyor. İlim, ormanda yolunu kaybetmiş bir insanın elindeki pusulaya benzer. Gökyüzüne bakıp yıldızlardan yön tayin edebilirsiniz; aklınızla kuzeyin hangi tarafta olduğunu tespit edebilirsiniz. Fakat karanlık bir ormanda yalnızca yönü bilmek insanı kurtarmaya yetmez. Çünkü o yönde ağaçların arkasında hangi tehlikelerin beklediğini pusula söylemez.
İkisi Birbirinin Yerine Konamaz
Konuşmanın vardığı netice şudur: İnsanın kurtuluş bulabilmesi, saadete erebilmesi için akıl nasıl şartsa, hangi yolda hangi tehlikelerin bulunduğunu gösteren din ve Kur'an-ı Kerim de aynı şekilde şart ve zaruridir. Biri diğerinin yerine konamaz. Akıl yönü bulur, din yolu emniyetli kılar. Bu sebeple ilmi reddetmek de, ilmi tek başına yeterli görmek de eksik bir bakıştır.
Bu yazı, kısa konuşmanın ana fikrini özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.