Kuran-ı Kerim'e muhalefet eden Allah'a muhalefet etmiştir ! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu kısa sohbetinde tek bir hakikatin altını çiziyor: Kur'an-ı Kerim'e muhalefet eden, aslında onu indiren Allah'a muhalefet etmiş olur. Kısa olmasına rağmen sohbet, müminin hayatına dair çok geniş bir ölçü sunuyor.
Kur'an'dan Başkasıyla Amel Etmenin Neticesi
Hocaefendi, Kur'an-ı Kerim'in gösterdiği yoldan başka bir yolla amel edenlerin sonunun hem dünyada hem ahirette hüsran olduğunu ifade ediyor. Kullandığı kelimeler ardı ardına geliyor: Perişanlık, pişmanlık, nedamet. Ona göre bu, uzak bir ihtimal değil, tabii bir neticedir; çünkü ölçüyü koyan ile ölçüye uymayan arasındaki mesafe zamanla kendini gösterir.
Her Alanı Kuşatan Bir Ölçü
Sohbetin dikkat çeken tarafı, bu ölçünün yalnız ibadet hayatına hasredilmemesi. Hocaefendi meseleyi hayatın bütün alanlarına taşıyor: İnsan fert olarak kendi hâlinde, ticaret hayatında, aile hayatında, nerede ve hangi mesele söz konusu olursa olsun Allah'ın dediğini tutmadığı takdirde aynı neticeyle karşılaşır. Yani Kur'an, hayatın bir köşesine çekilecek bir kitap değil, bütününü kuşatan bir rehberdir.
Muhalefetin Asıl Muhatabı
Hocaefendi'nin sohbete adını veren cümlesi de burada: Kur'an'a ters düşen, Allah'a ters düşmüştür. Bu tespit, meseleyi bir metin tartışması olmaktan çıkarıp doğrudan kul ile Rabbi arasındaki bağa taşıyor. Müminin dikkat etmesi gereken nokta budur.
Bu yazı, kısa sohbetin ana fikrini özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.