Kur’an’ın Işığında Ahlak ve İmanla Yaşamak | Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, Peygamber Efendimiz'in hangi vasıflarla gönderildiğini bildiren ayet-i kerimeyi bölüm bölüm açıklıyor ve buradan hareketle Kur'an'ın hayatın merkezinde olması gerektiğini anlatıyor. Hocaefendi girişte, ömürlere ömür eklense dahi Peygamber Efendimiz'in güzel vasıflarının bitmeyeceğini söylüyor.
Şahit Olarak Gönderilen Peygamber
Ayet-i kerimenin ilk kısmında Peygamber Efendimiz'in şahit olarak gönderildiği bildiriliyor. Hocaefendi bunun manasını, mahşerde her ümmet için bir şahit getirileceği ve en sonunda Efendimiz'in şahitliğinin bütün şahitlikleri mühürleyeceği şeklinde açıklıyor.
Bu bölümde nakledilen bir hatıra sohbetin en etkileyici anlarından biri. Rivayete göre Peygamber Efendimiz, Abdullah b. Mes'ud'dan Kur'an okumasını ister. O, "Kur'an size indi, siz okuyun biz dinleyelim" deyince Efendimiz dinlemekten daha çok zevk aldığını söyler. Abdullah b. Mes'ud okurken şahitlikle ilgili ayete gelir ve Efendimiz'in mübarek yüzüne baktığında gözlerinden yaşlar döküldüğünü görür.
Müjdeleyici ve Uyarıcı
Ayetin devamında Peygamber Efendimiz'in müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderildiği bildiriliyor. Hocaefendi müjdenin kimlere olduğunu sayıyor: iman edenlere, namazına, orucuna, haccına ve zekâtına devam edenlere, aile hayatını ve ticaret ahlakını dinin çizgisine oturtanlara. Uyarının ise hakikati inkâr edenlere yönelik olduğunu ifade ediyor.
Kur'an'sız Bir İslami Hayat Düşünülemez
Hocaefendi burada, şair ve düşünür Muhammed İkbal'in bir sözünü hatırlatıyor: İslamca bir hayat isteniyorsa bu ancak Kur'an ile mümkündür. Bu ölçüyü hayatın bütün alanlarına yayıyor: ibadette, ahlakta, edepte, aile içindeki âdetlerde ve muamelatta sımsıkı sarılınacak olan Kur'an'dır. Cemaatine önemli bir tembihte de bulunuyor: ailenize ve çocuklarınıza sahip çıkın, onları İslam inancı ve Peygamber Efendimiz'in edebiyle yetiştirin.
Ayetin bir başka bölümünde Efendimiz'in bir davetçi olarak gönderildiği bildiriliyor. Hocaefendi bunun kapsamına dikkat çekiyor: davet belli bir kavme değil bütün beşeriyetedir. Önceki peygamberlerin çoğu bir kavme gönderilmişken, Efendimiz bütün insanlığa gönderilmiş son peygamberdir.
Cebrail Aleyhisselamın Tebessümü ve Şeytandan Sakınmak
Hocaefendi son olarak bir latife naklediyor. Anlatılan rivayete göre Cebrail aleyhisselam, İblis'in huzurdan uzaklaştırıldığı günden itibaren mahzundur; ancak Kur'an'ı Ruhu'l-emin'in indirdiğini bildiren ayet nazil olduğunda tebessüm eder. Sebebi sorulduğunda, İblis'in Âdem aleyhisselama secde emrine karşı çıkışını hatırlatır. Hocaefendi buradan bir tembih çıkarıyor: şeytanın apaçık bir düşman olduğu Kur'an'da bildirilmiştir, onu dost bilmemek gerekir.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.