Kavaidü'l İrab Dersi Takriri_1.Bölüm - İhsan Şenocak Hoca
İhsan Şenocak Hocaefendi bu derste, İbn Hişâm'ın Arap dili gramerine dair meşhur eseri el-İ'râb an Kavâidi'l-İ'râb'ın okunup bitirilmesinin ardından kitabın genel bir tekrarını yapıyor. Takrir niteliğindeki bu ilk bölümde müellifin ilmî konumu, eserlerinin özellikleri ve kitabın cümlelerin i'rabına ayrılan ilk babı özetleniyor.
İbn Hişâm'ın Nahivdeki Yeri
Hocaefendi, İbn Hişâm'ın nahiv âlimleri arasında ayrı bir yeri olduğunu belirtiyor. Onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, kaideler için delil getirirken şiirin yanında ayet ve hadislere de sıkça başvurmasıdır. Bu durum, onun Arap edebiyatı ve cahiliye şiirinin yanında Kur'an ve sünnete de vukufunu gösterir. Hocaefendiye göre İbn Hişâm'ın dili açıktır; talebe Katru'n-Nedâ, Şüzûru'z-Zeheb ve Evdahu'l-Mesâlik gibi eserlerini ek bir şerhe ihtiyaç duymadan anlayabilir.
Kavâidü'l-İ'râb'ın Özelliği
Bu eser, nahvi yıllarca okutmuş âlimlerin diğer kitaplarda eksik gördüğü konuları bir araya toplayan, edatlar ve cümlelerle ilgili meseleleri belli başlıklar altında sunan bir kitaptır. Hocaefendi, tertibindeki başarı sebebiyle kitabın kendi alanında daha önce yazılmış eserleri adeta unutturduğunu söylüyor. Müellifin bu alanda küçük ve büyük Kavâid adlı eserleri de bulunduğu, büyük olanının kaybolduğunun rivayet edildiği ve bazılarına göre bu kitapla aynı eser olduğu aktarılıyor. Harflerin anlamları bakımından çok önemli olan Muğni'l-Lebîb de aynı müellife aittir. Kitap üzerine Şeyhzâde, Kâfiyeci ve Ezherî gibi âlimlerin şerhler yazdığı belirtiliyor.
İ'rabda Mahalli Olan Cümleler
Dersin büyük kısmında, i'rabda mahalli bulunan cümleler örneklerle tekrar ediliyor. Cümle kâne ve kâde'nin haberi olduğunda mahallen mansub olur; hâl olarak geldiğinde de mahallen mansubdur. Mef'ul konumundaki cümleler üç başlıkta ele alınıyor: "kâle" fiilinden sonra gelen mekûlü'l-kavl, zanne ve benzerlerinin ikinci mef'ulü ile a'leme ve benzerlerinin üçüncü mef'ulü. Cümle muzâfun ileyh olduğunda ise mahallen mecrur olur; bunun için hem fiil cümlesinden hem isim cümlesinden örnekler veriliyor.
Cümlenin Hâl ve Sıfat Olması
Babın son meselesi, cümlenin hâl ya da sıfat olması veya her ikisine de ihtimalli bulunmasıdır. Bunun için cümlenin, yapının esas unsuru olan umde olmaması gerekir. Nekireden sonra gelen cümle o kelimenin sıfatı olur. Nekire bir kelime bir sıfatla belirginleştiğinde ise ondan sonra gelen cümle hem sıfat hem hâl olarak değerlendirilebilir. Hocaefendi, dört babdan oluşan kitabın ilk babının böylece tamamlandığını belirterek ikinci baba geçiyor.
Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; örneklerin tamamı ve ayrıntılı tahliller için videoyu izleyebilirsiniz.