Kabir Azabı ve Kabre Hazırlık (07-05-2014) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, birkaç haftalık aranın ardından yaptığı bu sohbette kabir hayatı, kabir azabı, şefaat ve vefat edenlere hediye edilen sevapların ulaşması konularını ele alıyor. Hocaefendi, bu meselelerde Peygamber Efendimizin hadislerini ve İslam âlimlerinin eserlerini esas aldığını vurguluyor.
Peygamber sevgisiyle dolu haftalar
Hocaefendi söze, Kutlu Doğum programları vesilesiyle Konya'da, Türkiye'nin farklı şehirlerinde ve Avrupa'da katıldığı sohbetleri anarak başlıyor. Bu arada babasının yakın dostu olan, gözleri görmediği halde Kur'an-ı Kerim'i sayfa sayfa ezberlemiş bir hafız ve ilahi şairini rahmetle anıyor. "Gül yüzünü rüyamızda görelim Ya Resulallah" ilahisinin güftesini yazan bu zatın, hangi sayfa söylense oradan okumaya başlayabildiğini, ilahilerinin sonunun hep Peygamber Efendimize çıktığını anlatıyor.
İki kabrin yanından geçerken
Kabir azabının varlığına delil olarak hocaefendi, Buhârî'de geçtiğini belirttiği rivayeti aktarıyor: Peygamber Efendimiz iki kabrin yanından geçerken, bu kabirlerde yatanların dünyada önemsemedikleri şeyler yüzünden azap gördüğünü haber vermiş, bir hurma dalı isteyip ikiye bölmüş ve kabirlerin üzerine dikmiştir. Bu dallar kurumadıkça yaptıkları tesbihin kabirdekilere fayda vereceğini bildirmiştir. Hocaefendi, bu davranışın hem müminin kabirde istifade edeceğine hem de azabın gerçekliğine işaret ettiğini söylüyor. Dünyada küçük görülen ihmallerin kabirde karşılık bulabileceğini hatırlatan bu hadis, kabre hazırlığın gündelik hayattaki dikkatle başladığını da gösteriyor.
Şefaat inancı
Hocaefendi, şefaatin varlığı konusunda bin dört yüz yıllık İslam geleneğinin hep şefaatten söz ettiğini hatırlatıyor. Osmanlıların Peygamber Efendimizin kabr-i saadetinin üzerine "Şefaat ya Resulallah" yazdırmasını da bu inancın bir ifadesi olarak anıyor. Bu konularda dinleyenlerine, geleneğin güvenilir âlimlerinin eserlerine müracaat etmelerini tavsiye ediyor.
Vefat edenlere hediye
Sohbetin sonunda, vefat eden yakınlara hediye edilen okuma ve iyiliklerin sevabının onlara ulaşıp ulaşmadığı sorusu ele alınıyor. Hocaefendi, Hanefî fıkhının meşhur eserinin sahibi İbn Âbidîn'in bu sevapların ulaşacağını açıkça ifade ettiğini, ilgili cilt ve sayfaları da belirterek aktarıyor. Bazı görüşlere göre farz ibadetlerin sevabının bile bağışlanabileceğinin söylendiğini, fakat kendilerinin o kadar ileri gitmediğini de ekliyor. Bu tür sorulara ilerleyen sohbetlerde cevap vermeye devam edeceğini belirtiyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.