İrfan Mektebi_Soru-Cevaplar (22-01-2014) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, 22 Ocak 2014 tarihli İrfan Mektebi programında ümmetin içinde bulunduğu sıkıntılara, toplumda yaygınlaşan büyük günahlara ve nimetlerin kıymetini bilmenin önemine dair uzun bir değerlendirme yapıyor. Sohbetin ana ekseni, müminlerin önce kendilerine çeki düzen vermesi ve birbirini hayra çağırması.
Çaresizlik ve Dua
Hocaefendi, farklı coğrafyalarda zulme uğrayan Müslümanların hâlinin mümin gönülleri yaraladığını, özellikle elinden bir şey gelmeyen insanların çaresizlik içinde kahrolduğunu anlatıyor. Peygamber Efendimiz'in "Dua ettim de kabul olmadı" denmemesi yönündeki tavsiyesini hatırlatarak duaların bir gün mutlaka karşılık bulacağına inandığını söylüyor ve zulmün sona ermesi, gözyaşlarının dinmesi için Allah'a iltica ediyor. Âlemlere rahmet olan Peygamber Efendimiz'in düşmanlarına bile böyle bir muamelede bulunmadığını da vurguluyor.
Büyük Günahlar Karşısında Sessizlik
Hocaefendi, küçük hataların insan olmanın gereği olabileceğini, ancak faiz ve zina gibi büyük günahların "müminim" diyen insanlar arasında yaygınlaşmasının çok endişe verici olduğunu ifade ediyor. Kendisine gelen sorulardan yuvaların yıkıldığını, boşanmaların arttığını öğrendiğini anlatıyor. Asıl tehlikeyi ise günaha karşı sessiz kalmakta görüyor: Hocaefendinin aktardığına göre İsrailoğulları önce birbirlerini uyarmış, fakat sonra birlikte yiyip içip oturdukları için birbirlerinin kötülüklerini görmezden gelmişlerdi. Bugün de namaz kılmayana, gayrimeşru kazanca ya da faize "yapma" diyen kimsenin kalmamasından yakınıyor.
Önce Kendimize Çeki Düzen
Hocaefendi, bu tabloya karşı önce kendisinden başlayarak herkesin kendine çeki düzen vermesi ve Allah'tan korkması gerektiğini söylüyor. Hz. Yunus'un duasında olduğu gibi, Allah'ın bize layık olduğumuzla değil, lütuf ve keremine yakışanla muamele etmesi için dua ediyor.
Nimetleri Ucuza Satmamak
Sohbetin sonunda Hocaefendi, Hz. Hamza gibi şehitlerin bu dava uğruna canlarını verdiğini hatırlatarak müminlerin biraz sıkıntıya katlanmaktan kaçınmaması gerektiğini ifade ediyor. İçinde bulunulan nimetlerin kıymetinin bilinmesini ve bunların ucuza satılmamasını tavsiye ediyor. Geçmişte bazı Konya köylerinde cenaze yıkayıp namazını kıldıracak hoca bulunamadığı günlerin yaşandığını hatırlatarak bugünkü imkânların değerine dikkat çekiyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; soru-cevap bölümleriyle birlikte anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.