İrfan Mektebi (11-01-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi'nin İrfan Mektebi sohbetlerinden bu bölüm, bir müjde dersi olarak başlıyor. Konu şu: Gafletin ve dünyaya yönelişin arttığı bir zamanda kulluğu tercih edenlere Peygamber Efendimiz ne vaat ediyor? Sohbet bu müjdelerden yola çıkıp, sonunda çok somut bir tavsiyeye, borçtan ve kul hakkından uzak bir hayata varıyor.
Fitne Zamanında İbadet
Hocaefendi, rivayet edilen bir hadisi hatırlatıyor: İnsanların dünyaya yöneldiği, herkesin kendi derdine düştüğü bir zamanda kulluğu ve ahireti tercih eden kimsenin hâli, Efendimiz'e hicret etmiş gibi değerlendirilmiştir. Hocaefendi bunu somutlaştırıyor: Tertemiz bir aile hayatı, helal bir ticaret ve vaktinde kılınan namazlarla yaşayan bir mümin, aradan asırlar geçse de Resûlullah'a hicret etmiş sayılıyor.
Onda Birini Yapabilmek
Sohbette bir başka rivayet aktarılıyor. Efendimiz sahabesine, kendi zamanlarında emrolundukları şeylerin onda birini terk etseler helak olacaklarını; fakat ümmetinin üzerine öyle bir zaman geleceğini ki o günün insanlarının onda birini yapmasının bile kurtuluşa vesile olabileceğini bildirmiştir. Hocaefendi bunu bir gevşeme ruhsatı olarak değil, şartların zorluğu içinde gayret edenlere verilmiş bir teselli olarak anlatıyor.
Gariplere Müjdeler Olsun
Sohbetin en çok üzerinde durulan bahsi bu. Rivayete göre İslam garip başladı, garip hâle dönecek; gariplere ne mutlu. Hocaefendi hadisin devamını da naklediyor: O garipler, insanların bozduğu sünneti ihya eden ve insanları ıslaha çağıranlardır. Bu bahiste ilk Müslümanların çektiği çilelerden bir hâtıra da aktarılıyor.
Bereketli Bir Ümmet
Hocaefendi, Efendimiz'in ümmeti hakkındaki iltifatlarını sıralıyor. Rivayete göre bu ümmet mübarek bir ümmettir; evvelinin mi sonunun mu daha hayırlı olduğu belli olmaz. Hocaefendi bunu, aradan yüzyıllar geçtiği hâlde Efendimiz'e sahip çıkanlara verilmiş bir müjde olarak okuyor ve dinleyenlere "bahtiyar insanlarız" diyor.
Şehit Bile Olsa: Kul Hakkı
Sohbetin sonu ciddi bir uyarıya bağlanıyor. Rivayet edildiğine göre bir kimse Allah yolunda öldürülse, dirilip tekrar öldürülse bile, üzerinde ödenmemiş bir kul borcu varsa o borç ödenmedikçe cennete giremez. Hocaefendi bu rivayeti aktarırken İslam'ın kul hakkına verdiği değere dikkat çekiyor.
Sebepsiz Borca Girmeyin
Bu uyarıdan çıkardığı pratik tavsiye ise şu: Basit şeyler için borca girmemek. Hocaefendi, ayağını yorganına göre uzatmayı öğütleyen atasözünü hatırlatıyor; elbiseyi üç yıl yerine beş yıl giymeyi, eşyayı biraz daha geç değiştirmeyi, kısacası biraz sabretmeyi tavsiye ediyor. Gerekçesi net: Kul hakkı olmadan yaşamak, kısa bir dünya rahatından çok daha kıymetlidir.
Bu yazı sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.