İlmin Fazileti-1 (10-11-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, "İlmin Fazileti" serisinin bu bölümünde ilmin gerçek sahibinin Allah olduğunu, insanın bilgisinin ise sınırlı kaldığını anlatıyor. Bilmediğini "bilmiyorum" diyebilmenin erdeminden, ilimle amel etmenin sorumluluğuna ve alimlerin peygamber mirasçısı olmasına kadar pek çok konuya değinen sohbet, ilim yolunun hem tatlı hem de sorumluluk isteyen bir yol olduğunu hatırlatıyor.
Gerçek İlim Sahibi Allah'tır
Hocaefendi, ilmin Cenab-ı Hakk'ın bir sıfatı olduğunu ve hakiki ilim sahibinin yalnızca Allah olduğunu vurguluyor. Kulların ise ancak kendi kapasiteleri ölçüsünde, gördükleri, okudukları ve unutmadıklarıyla sınırlı bir bilgiye sahip olduğunu söylüyor. Peygamber Efendimiz'in Allah'ı hakkıyla övmekten aciz olduğunu dile getiren duasını da hatırlatıyor.
"Bilmiyorum" Diyebilmek
Hocaefendi, Hz. Ali'ye nispet edilen bir hikâyeyi aktarıyor: Kürsüde kendisine sorulan birkaç soruya "bilmiyorum" diyen Hz. Ali'ye neden kürsüye çıktığı sorulunca, bildiklerinin üzerine basarak oraya çıkabildiğini söylediği anlatılır. Hocaefendi bu tür hikâyelerin aslı olmasa da güzel bir ders taşıdığını belirtiyor. Asıl delil olarak Cibril hadisini hatırlatıyor: Kıyametin ne zaman kopacağı sorulduğunda Peygamber Efendimiz'in "Bu konuda sorulan, sorandan daha bilgili değildir" buyurduğunu, yani peygamberlerin bile yerine göre bilmediklerini açıkça ifade ettiklerini anlatıyor.
İlimle Amel Etmenin Sorumluluğu
Hocaefendi'ye göre ilimle meşgul olmak, okumak ve araştırmak çok tatlı bir iştir. Ancak ilim, kendisiyle amel edildiğinde sahibine dost olur; amel edilmediğinde ise bir yük ve mesuliyete dönüşür. Rivayet edildiğine göre mahşerde hiç kimse, bildikleriyle amel edip etmediği sorulmadan oradan geçemeyecektir.
Alimler Peygamberlerin Varisleridir
Alimlerin peygamberlerin varisleri olduğunu bildiren hadis üzerinde duran hocaefendi, peygamberlerin geride mal mülk bırakmadığını hatırlatıyor. Peygamber Efendimiz'den geriye birkaç basit ev eşyası kaldığını, zırhının bile ev ihtiyacı için rehin verildiğini anlatıyor. İmam Malik'in vefat anına dair talebesinin aktardığı hatırayı nakleden hocaefendi, imamın "Allah'ın gerçek velileri alimlerdir" sözünü öne çıkarıyor.
Melekler İlim Talebesini Kuşatır
Sohbetin sonunda ilim öğrenmek için gelen bir sahabiyi Peygamber Efendimiz'in "İlim talebesine merhaba" diyerek karşıladığı rivayeti aktarılıyor. Hocaefendi, meleklerin ilim talebesinin etrafını kuşattığını ve birbirinin üzerine çıkarak semaya kadar yükseldiğini bildiren hadisi hatırlatıyor. İlim ehlini insanların da meleklerin de sevdiğini, dinimizi bilerek yaşamak için öğrenmeyi hiç bırakmamak gerektiğini ifade ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.