İSLAM NE İLE BAŞLAR? CEBRAİL’E BUYURDULAR Kİ İSLAM ŞÖYLEDİR… | Tahir Büyükkörükçü Hoca
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu vaazında, "İslam nedir?" sorusunun bizzat Peygamber Efendimiz tarafından verilmiş cevabını ele alıyor. Cibril hadisinden yola çıkarak İslam'ın neyle başladığını anlatıyor ve kelime-i şehadetin taşıdığı ağırlığı kıssalarla ortaya koyuyor.
Cebrail'in Sorusu
Vaaz, meşhur Cibril hadisinin tasviriyle açılıyor: beyaz elbiseli, siyah saçlı bir zat gelip Peygamber Efendimiz'in dizlerine ellerini koyar ve "Bana İslam'dan haber ver" der. Efendimiz'in cevabı kelime-i şehadetle başlar. Hocaefendi bu noktayı özellikle vurguluyor: İslam, "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh" ile başlar; diğer şartlar bunun üzerine bina edilir.
Şehadetin Şartı: Kalpten Tasdik
Rivayet edilen bir başka hadiste, bir kimsenin kalbinden sıdk ile ve tasdik ederek şehadet getirmesi halinde cennete gireceği müjdesi bulunuyor. Hocaefendi, ifadenin geçmiş zaman kipiyle gelmesinin kesinlik bildirdiğine dikkat çekiyor. Buradaki asıl şartın dilin söylemesi değil, kalbin tasdik etmesi olduğunun altını çiziyor.
Bir İhtida Hatırası
Vaazda anlatılan kıssaya göre, uzun bir ömrü günahla geçmiş bir kimse Peygamber Efendimiz'in huzuruna gelip kelime-i şehadeti getirir ve ağlamaya başlar. Geçmiş günahlarının ne olacağını sorduğunda, tek bir şehadetle geçmişinin bağışlandığı müjdesinin kendisine ulaştırıldığı nakledilir. Hocaefendi bu kıssayı, tevhidin ne kadar ağır bastığını göstermek için anlatıyor.
Terazide Ağır Basan Kâğıt
Aynı fikri pekiştiren ikinci anlatım, kaynaklarda yer alan meşhur "bitâka" rivayeti. Buna göre bir kulun günah dolu sayısız sicili terazinin bir kefesine konur; öbür kefeye ise tek bir kâğıt bırakılır. O kâğıtta kulun bir gece gözyaşlarıyla getirdiği tevhid kelimesi yazılıdır ve terazide ağır basar. Hocaefendi, bu rivayeti Allah'ın rahmetinin genişliğine işaret olarak aktarıyor.
Azaların Şahitliği
Vaazın ahiret bahsinde, kıyamet gününde insanın el, göz, ayak ve dilinin kendi aleyhine şahitlik edeceği anlatılıyor. Hocaefendi buna itiraz edenlere şöyle cevap veriyor: dil de bir et parçasıdır, ama konuşabilmesi için yaratıcının izni gerekir; bazı çocuklar erken konuşurken bazıları yıllarca konuşamaz. Her şeye konuşma gücü veren Allah, o gün azalara da söyletecektir.
Ölümün Vakti Belli Değil
Hocaefendi vaazını, ölümün ne zaman ve nerede geleceğinin bilinmediği hatırlatmasıyla bitiriyor. Camiden çıkacağımızın, hatta başladığımız namazı bitireceğimizin bile garantisi olmadığını söyleyerek, ömrü manevi teminat altında tutmanın yolunun her an Allah ile beraber olmaktan geçtiğini ifade ediyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.