İNANLARIN DOSTLARI YİNE İNANANLARDIR! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde duanın müminin elindeki en büyük imkân olduğunu anlatıyor ve sohbeti müminlerin birbirine dost olması, birbirini duadan unutmaması çağrısıyla bitiriyor. Sohbet boyunca dua, helal rızık ve şuurlu yaşamak birbirine bağlanıyor.
En Makbul Dualar
Hocaefendi, duaların bir sıralaması olduğunu söylüyor: Önce Kur'an-ı Kerim'de zikredilen ve tespit edilen dualar, sonra Peygamber Efendimizin öğrettiği dualar, sonra İslam büyüklerinin duaları. Bu duaları öğrenip kullanmanın hayata nur ve bereket katacağını ifade ediyor. Müminin duasız bir an geçirmesinin, Allah'ı hatırlamadan gün geçirmesinin ne kadar büyük bir kayıp olduğunu hatırlatıyor ve gaflette geçen zamanlar için âhirette pişmanlık duyulacağını söylüyor.
Dua Müminin Silahıdır
Sohbette, "Bana dua edin, size icabet edeyim" mealindeki âyet-i kerime hatırlatılıyor. Hocaefendi, Cenab-ı Hakk'ın duayı kabul edeceğini taahhüt buyurduğunu, buna rağmen bugünün müminlerinin bu nimeti yeterince değerlendiremediğini, ihlas ve samimiyetle dua etmediğini söylüyor. Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz duanın müminin silahı olduğunu bildirmiştir. Hocaefendi bunu şöyle örnekliyor: Koca dağları kaldırmak için tırnaklarımızı kullanıyoruz; oysa duayı bilsek yollar açılır.
Duası Makbul Olmanın Şartı
Sohbetin en dikkat çekici nakli burada. Rivayet edildiğine göre bir sahâbî, duası makbul bir kimse olmak için Peygamber Efendimizden özel bir dua istemiş; Efendimiz ona rızkını helal kılmasını tavsiye etmiştir. Hocaefendi bu naklin üzerinde duruyor: Maddi şart yerine getirilmeden manevi neticeyi beklemek doğru değildir. Yediğin helal olacak, kimsenin hakkı karışmayacak; duanın kabulü buna bağlanmıştır.
Yediğine, İçtiğine, Giydiğine Dikkat
Hocaefendi buradan tüketimde şuur bahsine geçiyor. Müminin yediğine, içtiğine, giydiğine, evinde kullandığı eşyaya kadar dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Sahâbe efendilerimizden birinin, Peygamber Efendimiz hayattayken kimden alışveriş ettiklerine bakmadıklarını, sonraki dönemde ise seçerek alışveriş yapmaya başladıklarını söylediği rivayetini naklediyor. Hocaefendinin çıkarımı şu: Sahâbe bu ihtiyacı duyduysa, bugünün Müslümanının hiç duymaması düşünülemez. Aynı bahiste, Müslümanların kendi uçağını, kendi otomobilini, kendi ev eşyasını üretecek güce ulaşmasını temenni ediyor.
Müminin Dostu Mümindir
Sohbeti bitirirken hocaefendi, inanan insanların dostlarının yine inananlar olduğunu söylüyor ve bütün dünya Müslümanlarının birbirine dost olmasını, birbirini sevmesini ve birbirine dua etmesini temenni ediyor. Müminlere firaset sahibi olmayı ve âhireti unutmamayı nasip etmesi için dua ederek dersi tamamlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.