Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Hz. Musa (a.s.) ile Hz. Hızır (a.s.)'ın Buluşması

👁 486 izlenme 👍 5 📅 24 Haziran 2012 ⏱ 28:29
💚 Ahlak ve Edep
Semerkand Tv - Kıssalar Diyor ki
📝 Hz. Musa (a.s.) ile Hz. Hızır (a.s.)'ın Buluşması — Yazılı Anlatım

Bu sohbette Kehf sûresinde anlatılan Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın buluşması ele alınıyor. Hocaefendi kıssayı sadece nakletmekle yetinmiyor; bu buluşmanın niçin anlatıldığını, ondaki edepten ve talebelik ölçüsünden hangi dersleri çıkarmamız gerektiğini adım adım açıklıyor.

Yola Çıkışın Sebebi

Anlatıma göre Hz. Musa'ya kendisinden daha bilgili bir kulun bulunduğu bildirilince, hemen onunla buluşmayı arzu etmiş ve yola koyulmuştur. Hocaefendi bu tavrı özellikle vurguluyor: Bir peygamber, öğreneceği bir şey olduğunu duyduğu anda yola çıkmıştır. Kendisine bir balık alıp yanına koyması, o balığı kaybettiği yerde aradığı kişiyi bulacağı bildirilmiştir.

Kaybolan Balık

İki denizin birleştiği yere vardıklarında bir kayanın yanında dinlenmek için mola verirler. Aktarılan rivayetlere göre o kayanın yanındaki suyun tesiriyle sepetteki balık canlanır ve genç arkadaşının gözü önünde denize atlar. Genç bunu görür, ancak Hz. Musa dinlendiği için haber vermeyi erteler ve sonra unutur. Yola devam edip yorulduklarında yemek istenince hatırlar ve durumu anlatır. Hocaefendi bu unutmanın da bir imtihan olduğunu, olayların zâhirî sebeplere bağlansa da hakikatte ilahi takdirle gerçekleştiğini söylüyor.

Kaybetmekle Bulmak

Sohbetin en çok işlenen dersi burada. Hz. Musa bu haberi duyunca üzülmez, aksine memnun olur: Aranan yer, tam da kaybın yaşandığı yerdir. Hocaefendi bunu hayatın geneline taşıyor: Bir şeyin bulunması bazen başka bir şeyin kaybedilmesine bağlanmıştır. "İyi ki o kayıp yaşandı, iyi ki o hastalık geldi, orada kendimi buldum" denilecek nice hadise vardır. Bunu anlamanın bir idrak meselesi olduğunu söylüyor.

Talebeliğin Şartı: Teslimiyet

Buluşma gerçekleştiğinde Hz. Musa öğrenmek için tabi olmak istediğini söyler; kendisine ise sabredemeyeceği, anlamadığı şeylere tahammül edemeyeceği bildirilir ve soru sormaması şart koşulur. Hocaefendi bu şartın ağırlığına dikkat çekiyor: Bu söz, işe yeni başlayan birine değil, büyük bir peygambere söylenmiştir. Buradan ilim öğrenmenin ilk şartını çıkarıyor: teslimiyet ve gönül rızası.

Arı ve Bal Benzetmesi

Hocaefendi tevazu konusunu unutulmaz bir örnekle anlatıyor. İnsan ne kadar okumuş, ne kadar unvan sahibi olursa olsun, bal yemek istiyorsa küçücük bir arının ürettiğine muhtaçtır; yumurta için tavuğa, meyve için ağaca boyun eğmek zorundadır. Elini uzatınca bal fışkırmaz; beklemek, Allah'ın koyduğu kanuna uymak gerekir. Aynı şekilde kendisinde bulunmayan bir ilim, sanat ya da hâl bir başkasında varsa, yaşı ne olursa olsun insanın orada talebe olması gerekir. "Öğrendiğim ilim ilmin tamamıdır" diyen kimsenin kendini dondurduğunu, aslında kendine zulmettiğini söylüyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.