Hz. Muhammed'in Hayatından Işıklar: Örnek Ahlak ve Davranışlar | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, Peygamber Efendimiz'in hayatından örnek ahlak ve davranışları anlatıyor. Sohbetin çıkış noktası basit ama iddialı: güzel insan olmak, insanların kendisinden şikâyetçi olmadığı bir hayat sürmek isteyen kimse için ölçü hazırdır; yapılacak şey Resûlullah'ın davranışlarına bakıp kendine rota çizmektir.
Edeplendirilmiş Bir Hayat
Hocaefendi, Efendimiz'in peygamberlik öncesi hayatının da tertemiz olduğunu, fakat asıl bizi ilgilendirenin risalet dönemi olduğunu söylüyor. Bu bahiste Efendimiz'in kendi ifadesiyle Rabbi tarafından edeplendirildiğini hatırlatıyor: ahlakı, edebi ve davranışları bizzat Allah'ın lütfuyla şekillenmiş bir insanın hayatı, kıyamete kadar bütün insanlığın vazgeçemeyeceği bir örnektir.
Babasından Bir Benzetme: Kristal Top
Sohbetin en akılda kalıcı tarafı, hocaefendinin babasından naklettiği benzetme. Eski saraylardaki büyük kristal avizelerin altına, manzarayı tamamlasın diye kesitlerle bezenmiş kristal toplar yapılırmış. O topu güneşe tuttuğunuzda üzerindeki her kesitte ayrı bir güneş görürsünüz. Hocaefendi, Efendimiz'in hayatını buna benzetiyor: hangi yönünden bakarsanız bakın ayrı bir nur, ayrı bir fazilet görünür.
"Sen Yüce Bir Ahlak Üzeresin"
Sohbette, Rabbimizin Kur'an-ı Kerim'de Peygamber Efendimiz'i "sen büyük bir ahlak üzeresin" diye vasfettiği ayet-i kerime hatırlatılıyor. Ardından Ahzâb suresindeki ayet-i kerimeye geçiliyor: Allah'ı çokça zikreden, âhiret gününün kurtuluşunu isteyen ve Rabbinin rızasına ermeyi arzu eden kimseler için Allah'ın Resûlü'nde en güzel örnek vardır. Hocaefendi bu ayeti bir "düstur" olarak takdim ediyor.
Hayatın Her Alanı İçin Bir Örnek
Hocaefendi buradan pratik bir listeye geçiyor. Aile hayatımız güzel olsun istiyorsak Efendimiz'in aile hayatına, alışverişte dürüst olalım istiyorsak ticaretine, çalıştığımız yerde kimseyi incitmeyelim ve devletin milletin hakkına tecavüz etmeyelim istiyorsak muâmelâtına, ibadetimiz kıvamında olsun istiyorsak kulluğuna bakacağımızı söylüyor. Sahâbeden Abdullah b. Ömer'in, Efendimiz'in yaptığının aynısını yapmaya gösterdiği titizliği örnek veriyor.
Uzaklaşmanın Bedeli ve Bir Mühlet
Sohbetin son bölümü uyarı niteliğinde. Hocaefendi, peygamberlerin getirdiği mesaja karşı gelen kavimlerin akıbetlerine bakılmasını tavsiye ediyor. "İmhâl eder ama ihmal etmez" sözüyle, Cenâb-ı Hakk'ın tövbe için mühlet verdiğini fakat neticede hesabın görüleceğini ifade ediyor.
Hocaefendi sohbeti yine babasından naklettiği bir tabirle bağlıyor: uçurumu, şarampolü, kazası olmayan "İslam'ın ana caddesi" dururken nefsin ve şeytanın dar yollarına sapmanın anlamı yoktur.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.