Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Harama Bakmayın (24.07.1965)- Medineli Hacı Osman Efendi

👁 69.659 izlenme 👍 1.707 📅 22 Haziran 2012 ⏱ 19:47
🎙️ Medineli Hacı Osman Efendi ⏳ Ahiret ve Kabir
Medineli Hacı Osman Efendi [Muhammed Osman Akfırat] (Rahmetullahi Aleyh)
📝 Harama Bakmayın (24.07.1965)- Medineli Hacı Osman Efendi — Yazılı Anlatım

Medineli Hacı Osman Efendi bu sohbetinde, gözün korunması meselesini ele alıyor ve bakışın kalp üzerindeki tesirini anlatıyor. 1965 tarihli bu vaaz, harama bakmamanın neden yalnız bir yasak değil, aynı zamanda insanın iç dünyasını koruyan bir tedbir olduğunu işliyor.

Gözlerini Sakın Diyen Emir

Hocaefendi sohbete, mümin erkeklere ve mümin kadınlara gözlerini sakınmalarını ve iffetlerini korumalarını emreden ayetlerin mealini hatırlatarak başlıyor. Videoda bu emrin ardından gelen "bu onlar için daha temizdir" müjdesine dikkat çekiliyor. Hocaefendi, ilahi emrin kişiye bir külfet değil, dünyada ve ahirette selamet getiren bir koruma olduğunu ifade ediyor ve tesettürle ilgili ayetlerin muhtevasını da bu çerçevede aktarıyor.

Yolun Hakkını Vermek

Sohbette nakledilen rivayete göre Peygamber Efendimiz ashabına yollar üzerinde oturmamalarını tavsiye eder. Ashab, oturmak zorunda kaldıklarını söyleyince Efendimiz "Öyleyse yolun hakkını verin" buyurur. Hocaefendi bu hakkı sohbette şöyle sıralıyor: gözü sakınmak, gelene geçene selam vermek ve insanların ayıplarını konuşmamak. Böylece mesele bireysel bir edepten çıkıp toplumsal bir hassasiyete bağlanıyor.

Bakış ve Kalp

Vaazın en çok üzerinde durulan noktası, bakışın kalbe tesiri. Hocaefendi, harama bakmanın şeytanın zehirli oklarından biri olarak nitelendiği rivayeti aktarıyor; buna karşılık Allah korkusuyla gözünü çeviren kula iman lezzetinin, ibadetten doyamayacağı bir tat olarak verileceği müjdesini naklediyor. Aynı bölümde günahın kalbi karartması işleniyor: İnsan günahı küçümseye küçümseye camiden, Kur'an'dan ve ibadetten soğuyabilir. Hocaefendi burada, kıyamet gününde üç gözün ağlamayacağını bildiren rivayeti de hatırlatıyor: haramdan sakınan göz, Allah yolunda uykusunu terk eden göz ve Allah korkusuyla yaş döken göz.

Çocuklukta Verilen Bir Ders

Vaazın son bölümünde hocaefendi, ilk devrin büyüklerinden Sehl bin Abdullah Tüsterî'ye dair anlatılan bir hatırayı naklediyor. Altı yaşındayken dayısının gece ibadetini merakla seyreden çocuğa, dayısı kalbinden "Allah benimledir, Allah beni görüyor, Allah bana şahittir" diye tekrar etmeyi öğretir. Çocuk bu zikri günden güne artırır ve ondan aldığı tadı ömrü boyunca bırakmaz. Dayısının ona söylediği söz sohbetin özeti gibidir: Allah'ın kendisini gördüğünü bilen bir insan, günah işlerken haya etmez mi? Hocaefendi bu anlatımla, gözün korunmasının kaynağının Allah'ı hatırda tutmak olduğunu anlatarak vaazını bitiriyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.