Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Hac İzlenimleri (23-11-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 2.328 izlenme 👍 29 📅 18 Ocak 2012 ⏱ 1:14:45
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🕋 Hac ve Umre
Kontv - İrfan Mektebi Hac İzlenimleri (23-11-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
📝 Hac İzlenimleri (23-11-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, 23 Kasım 2011 tarihli bu sohbetinde 40 gün süren hac yolculuğundan dönüşünün ardından izleyicileriyle yeniden buluşuyor. Sağlığını tam toparlamadan ekrana çıktığını söyleyen Hocaefendi, haccın manevi hâllerini, Arafat'ın mahşeri andıran atmosferini ve hacıların dikkat etmesi gereken hususları anlatıyor.

Mukaddes Beldelerde Yapılan Dualar

Hocaefendi, hac boyunca izleyicilerini dualarında unutmamaya çalıştığını söylüyor ve bunun kendi dualarına güvendiğinden değil, Allah'ın rahmetine güvendiğinden kaynaklandığını vurguluyor. Mukaddes mekânlarda yapılan duaların reddolunmayacağına dair müjdeleri ve müminin mümin kardeşine yaptığı duanın en çabuk kabul olunan dualardan olduğu yönündeki rivayeti hatırlatıyor. Hac ve umre fırsatlarının da müminlerin duaları sayesinde nasip olduğuna inandığını ifade ediyor.

Hem Gidişi Hem Dönüşü Tatlı Bir Yolculuk

Hocaefendi, hac yolculuğunun sıradan seyahatlerden farkını bir örnekle anlatıyor. Ticaret için başka bir şehre giden kişinin ya gidişte ya dönüşte bir burukluk yaşadığını, hacda ise gidişte Harem-i Şerif'e kavuşmanın, dönüşte de aileye ve vatana kavuşmanın sevincinin yaşandığını söylüyor. Yolculukta çekilen sıkıntıların bile dönüşte tatlı birer hatıraya dönüşmesini haccın ayrı bir hususiyeti olarak değerlendiriyor.

Arafat: Mahşeri Andıran Bir Buluşma

Sohbetin en etkileyici bölümünde Hocaefendi, Arafat'ı yaşanmadan anlaşılamayacak bir mahşer yerine benzetiyor. O yıl hacı sayısının dört milyonun üzerinde olduğunu, düz bir arazide yalnızca çadırların bulunduğunu anlatıyor. Erkeklerin iki parça ihrama büründüğü, alışverişin ve dünyevi meşguliyetin olmadığı bu ortamda herkesin aynı gönülle dua ettiğini, kışın soğuğunda da yazın sıcağında da insanların buraya koştuğunu hatırlatıyor.

İlmihal Bilmeden Hacca Gitmek

Hocaefendi, bazı hacıların ilmihal bilgisi edinmeden yola çıktığını ve bu yüzden ciddi hatalar yapabildiğini üzüntüyle aktarıyor. Bununla birlikte Allah'ın rahmetinin geniş olduğunu, O'nun evine davet edilenlere ayrı bir ikramda bulunacağını umduğunu söylüyor. Sohbetin sonunda yaklaşan hicri yılbaşını tebrik ederek Muharrem ayının ve oruçlarının kıymetine dikkat çekiyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; hac hatıralarının tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.