Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Fatiha Suresi Tefsiri-1 (13-07-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 144.942 izlenme 👍 1.531 📅 14 Temmuz 2013 ⏱ 40:01
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü ⏳ Ahiret ve Kabir
Kontv - Sultan Selim Sohbetleri - 13 Temmuz 2013
📝 Fatiha Suresi Tefsiri-1 (13-07-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde Fatiha suresinin tefsirine başlıyor. Önceki günlerde Kur'an-ı Kerim'i genel hatlarıyla anlatan hocaefendi, bu kez namazlarda ve pek çok vesileyle günde defalarca okuduğumuz bu surenin içinde neler olduğuna bakmayı vaat ediyor. Kendi ifadesiyle, denizden bir damla mesabesinde bir şeyler söylemeye çalışıyor.

Kur'an'la meşgul olmanın şerefi

Sohbetin girişinde hocaefendi, Kur'an okuyan, ezberleyen ve onun ilimleriyle meşgul olan kişinin ulaşacağı dereceyi anlatan bir hadis-i şerifi aktarıyor. Rivayete göre böyle bir kimse, kendisine vahiy gelmemekle birlikte, gönlünde peygamberlik nuruna benzer bir aydınlığı taşımış gibi olur. Yine aktardığı bir başka rivayette, Kur'an'ı ezberleyip onunla amel eden kişinin anne babasına kıyamet gününde güneşten daha parlak bir taç giydirileceği bildiriliyor.

Besmele: her işin başı

Tefsirin ilk durağı besmele. Hocaefendi, müminin her işine Allah'ın adıyla başlayan insan olduğunu söylüyor ve besmelesiz başlanan işlerin bereketten mahrum kalacağını bildiren rivayetleri naklediyor. Yeme içmeden namaza, uykuya varıncaya kadar hayatın her anına besmelenin yerleşmesi gerektiğini vurguluyor.

Lafza-i Celâl üzerine

Sohbetin en doyurucu bölümü "Allah" isminin izahına ayrılmış. Hocaefendi bu ismin, kâinatı yoktan var eden ve idare eden yüce kudretin kendi zatı için seçtiği özel isim olduğunu söylüyor; bu sebeple başka hiçbir varlığa verilemeyeceğini belirtiyor. İmam Şafiî'ye nispet edilen görüşe göre bu ismin başka bir kelimeden türemediğini; buna karşılık Rahman ve Rahim sıfatlarının rahmet kökünden geldiğini açıklıyor. Konunun ayrıntısını merak edenlere Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinin mukaddimesini kaynak gösteriyor. Ayrıca çoğu âlime göre İsm-i Azam'ın bu isim olduğunu, bu isimle yapılan duanın geri çevrilmeyeceğinin rivayet edildiğini aktarıyor.

Terazide ağır basan kelime

Sohbetin sonlarında anlatılan rivayet çok tesirli: mahşerde bir kulun günahlarla dolu simsiyah defterleri teraziye konur; öbür kefeye ise üzerinde kelime-i şehadet yazılı küçük bir kâğıt parçası bırakılır ve o küçük kâğıt bütün defterlerden ağır gelir. Hocaefendi bundan şu neticeyi çıkarıyor: Allah'ın adıyla tartılan hiçbir şey, O'nun adına ağır gelemez.

Dili zikirle yeşertmek

Hocaefendi sohbeti bir tavsiyeyle bağlıyor. Rivayet edildiğine göre insan nasıl yaşarsa öyle ölür; dilini Allah'ın zikrine alıştıran kişinin son nefesini de o zikirle vermesi umulur. Bu yüzden dilimizi Rabbimizin adıyla meşgul etmeyi öğütlüyor. Vaktin yetmemesi üzerine Fatiha suresinin ayetlerini bir sonraki güne bıraktığını söyleyerek sohbeti dua ile tamamlıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.