Dünya Ağız Tadıdır! - Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu vaazında insanın yaratılış gayesini ve dünyaya ne ölçüde bağlanması gerektiğini anlatıyor. Başlığa adını veren "dünya ağız tadıdır" ifadesi, vaazda nakledilen bir benzetmeye dayanıyor: Dünya, yemeğe atılan tuz kadar yerinde ve ölçülü sevilmelidir.
Bütün hitapların muhatabı insan
Hocaefendi, kürsülerde konuşan hocaların, medresede ders veren müderrislerin, asırlar boyu irşatta bulunan büyüklerin ve gönderilen bütün peygamberlerin muhatabının tek bir varlık olduğuna dikkat çekerek başlıyor: insan. Buradan şu neticeyi çıkarıyor: İnsanın bu âleme gelişinin sebebi Allah'ı bilmek, rızasına ermek ve neticede O'nun cemaline nail olmaktır.
Bu netice yattığın yerde elde edilmez
Vaazın ikinci vurgusu, bu gayenin kolayca elde edilmediğidir. Hocaefendi ciddi bir mücadele gerektiğini söylüyor: nefisle, şeytanla ve dünyanın çeşitli tuzaklarıyla. Bu bahiste, hayatı ve ölümü hangimizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için yarattığını bildiren ayet-i kerimeyi hatırlatıyor. Varoluşumuzun hedefi budur.
İnsanın iki ihtimali
Hocaefendi insanın kıymetine dair klasik edebiyatımızın bilinen bir beytine işaret ediyor; bu beyitte insan, bütün varlığın özü ve kâinatın göz bebeği olarak tarif edilir. Fakat hemen bir kayıt düşüyor: Aynı insan, nefsine uyar, şehevi arzularına teslim olur ve bu mücadeleden galip çıkamazsa, dünyadaki makamı ve şöhreti ne olursa olsun ayete göre hayvanlardan da aşağı bir mertebeye düşebilir. Hocaefendi'ye göre insanı yücelten de alçaltan da bu mücadelenin neticesidir.
Dünyayı tuz kadar sevmek
Vaazın en akılda kalan ölçüsü burada. Hocaefendi, üstadı Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri'nden naklen şöyle diyor: Dünyayı tuz kadar sevmeli. Bu benzetmeyi kendisi açıyor: Yemekte tuzun kıymeti büyüktür, bir tutam atılınca tadı gelir; fakat bir avuç atılırsa o yemek yenmez hâle gelir. İnsanın malı ne kadar çok olursa olsun, dünyayı ancak bu ölçüde sevmesi, onu elinde tutup kalbine sokmaması ve Allah yolunda harcaması gerekir. İşte o zaman dünya, insan için bir ağız tadı olur.
Peygamberlerin ve büyüklerin hâli
Son bölümde hocaefendi, bu yolun büyük emek istediğini göstermek için peygamberlerin ve salihlerin gayretini hatırlatıyor. Peygamber Efendimizin geceleri ayakları şişinceye kadar ibadet ettiğine dair rivayeti ve Kur'an-ı Kerim'in kendisine meşakkat çeksin diye indirilmediğini bildiren ayeti naklediyor. Vaaz, cemaate şu çağrıyla bağlanıyor: İnsan olmak istiyorsak dünyaya ancak layık olduğu kadar değer vereceğiz, nefsimizin tehlikesini bilerek karşısına çıkacağız ve her gün biraz daha Peygamber Efendimizin izinde ilerleyeceğiz.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.