Dindar insan yüksek ahlaka sahiptir ! | Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bu kısa vaazında, din duygusunun insan hayatındaki yerini anlatıyor ve bir tespitle özetliyor: dindar insan yüksek ahlaka sahiptir. Konuşma özellikle gençlere hitap ediyor.
İnsanı ayakta tutan duygu
Hocaefendi, din duygusunu insanın en asil ihtiyaçlarının başında sayıyor. Ona göre bu duygu, insanı Allah'a yaklaştıran, ruhuna güç ve dayanıklılık veren şeydir. Rabbine inanan, kitabına sarılan ve Peygamber Efendimizin yolunda yürüyen bir insan hadiseler karşısında daha mukavemetli olur; hoşgörülü davranır, kadere inandığı için kedere düşüp yıkılmaz.
Dindarlığın günlük hayattaki karşılığı
Vaazın en pratik bölümü burası. Hocaefendi, dindarlığın soyut bir duygu olarak kalmadığını, hayatın somut alanlarında kendini gösterdiğini söylüyor. Dindar insanın ailesinde huzur bulunur, kazancında helallik olur, muamelesinde istikamet görülür. Toplum içinde sevilen ve sayılan kişilerin çoğu zaman dinine daha bağlı kişiler olmasını da buna bağlıyor.
İslam güzel ahlaktır
Hocaefendi burada Peygamber Efendimizin "ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" mealindeki hadisini hatırlatıyor ve İslam'ı güzel ahlak olarak tarif ediyor. Ona göre bir insan hakkında "melek gibi insan" denmesinin sebebi, o kişinin dinini daha çok yaşamasıdır. Ahlak ile iman arasındaki bağı bu şekilde kuruyor.
Kur'an, hayatın anayasasıdır
Vaazın son bölümünde Hocaefendi bir benzetme yapıyor: beşerî sistemlerde bir anayasa ve ona bağlı kanunlar bulunur; İslam'ın anayasası da Kur'an-ı Kerim'dir. Kâmil insan olmak, Rabbine yaklaşmak ve Peygamber Efendimize sevgili bir kul olmak isteyenin bu kaynağa sımsıkı sarılmasını ve okuduğunu hayatına tatbik etmesini zaruri görüyor. Vaaz, bu çağrıyla tamamlanıyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.