Cennetlik Ameller, Cennet ve Nimetleri (26-09-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, önceki haftalarda Vâkıa Suresi üzerinden anlattığı cennet ve nimetleri konusuna devam ediyor ve insanı cennete götürecek amellere geçiyor. Hocaefendi, insanları korkutmaktan çok cenneti sevdirerek anlatmayı bir üslup tercihi olarak benimsediğini söylüyor. Sohbette helalleşme, gıybetten korunma ve harama bakmamak öne çıkıyor.
Cennet Herkese Yeter
Hocaefendi, babasının da dile getirdiği arzuyu tekrarlıyor: Güç yettiğince ümmet-i Muhammed'i omuzda, sırtta cennete taşımak. Videoda, Rabbinin makamından korkan kimse için iki cennet olduğunu bildiren ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi her mümine sınırsız genişlikte cennetler verileceğini, bu yüzden kimsenin cennete girmesinin başkasını rahatsız etmeyeceğini, aksine sevindireceğini söylüyor. Cehennemin dehşetini hatırlatmanın da yerine göre gerektiğini, fakat kendi tercihinin cenneti anlatarak insanları oraya yöneltmek olduğunu belirtiyor.
Helalleşmek Dünyada Daha Kolay
Sohbetin önemli bölümlerinden biri kul hakkı. Hocaefendi, anne baba, kardeş, akraba, komşu ve dostlar arasında kalp kırıklıkları olabileceğini, helalleşmenin nefse ağır geldiğini kabul ediyor. Buna rağmen mahşerde hesaplaşmanın çok daha zor olacağını hatırlatıyor. Önce bizim başkalarına haklarımızı helal etmemizi, böylece onların da bize helal etmesini tavsiye ediyor. Ömer bin Abdülaziz'in anlattığı bir rüyayı aktarıyor: Rüyasında kıyametin koptuğunu, hesap beklerken soğuk terler döktüğünü görmüştür.
Gıybeti Yutun
Hocaefendi gıybetin insanlara ne kadar zevkli geldiğine dikkat çekiyor ve pratik bir öneri yapıyor: Bir sohbette gıybet başladığında konuyu hemen değiştirmek, "Bırak onu" demek. Gıybet insanın ağzına kadar gelse bile onu yutmak, söylememek. Böylece sevaplarımızı boş yere başkalarına aktarmamış oluruz.
Harama Bakış Zehirli Bir Oktur
Sohbetin sonunda hocaefendi, sıhhati hakkında âlimler arasında farklı değerlendirmeler bulunduğunu belirterek bir kudsi hadis aktarıyor. Bu rivayete göre harama bakış şeytanın zehirli oklarından biridir; Allah korkusuyla harama bakmayı terk eden mümine Allah, tadını kalbinde hissedeceği bir iman verir. Hocaefendi bunu, güzel bir sohbetten sonra ruhun hissettiği ferahlığa benzetiyor. Konunun devamını, mümin kadınlara hitap eden ayetle birlikte gelecek hafta ele alacağını söylüyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.