Bid'atler (20-10-2013) - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, üç haftadır işlediği bid'at konusunu bu sohbetinde tamamlıyor. Hocaefendinin ana mesajı açık: Müslüman her yerde, her şartta ve herkesle beraberken Müslümanca yaşamak zorundadır. Kur'an ahkâmının kaldırıldığı yere haramın, sünnetin terk edildiği yere de bid'atin gireceğini söyleyen hocaefendi, bid'atin kişiyi Allah'tan ve Resulullah'tan uzaklaştırdığını anlatıyor.
Her Yerde Aynı Müslüman
Hocaefendi, camide cemaatle, hacda, umrede ya da teravihte başka; alışverişte, seyahatte ve tatilde başka davranan bir Müslümanlık anlayışının olamayacağını vurguluyor. Konya'da nasıl bir Müslümansa tatil için gidilen sahil kasabalarında da, dünyanın öbür ucunda da aynı Müslüman olmak gerektiğini, çünkü Allah'ın kulunu her yerde gördüğünü hatırlatıyor.
Kapıdan Nasıl Çıkacağım?
Hocaefendi, İngiltere'de Müslüman olan bir İngiliz'in ihtida merasiminde bulunan bir kardeşinden dinlediği hatırayı anlatıyor. Merasimin sonunda yeni Müslüman olan kişi, İslam'ın o kadar güzel bir din olduğunu, kapıdan nasıl çıkacağının bile tarif edilmiş olması gerektiğini söyleyip bunu sormuş. Kendisine besmeleyle ve sağ ayakla çıkılacağı, "Bismillah, tevekkeltü alallah" diyerek işe yönelineceği anlatılmış. Hocaefendi bu hatırayla İslam'ın hayatın her anına dair bir yol gösterdiğini vurguluyor.
Bid'at Sahibinin Amelleri
Sohbette hadis kitaplarında yer aldığı belirtilen bir rivayet üzerinde duruluyor. Hocaefendinin aktardığına göre bu rivayette, sünneti kaldırıp yerine İslam'da olmayan bir davranışı hayat tarzı hâline getiren ve bunda ısrar eden kişinin orucunun, namazının, haccının, umresinin, farz ya da nafile hiçbir amelinin kabul edilmeyeceği, ta ki o bid'atten vazgeçip tövbe edinceye kadar, bildiriliyor. Rivayetin devamında böyle devam eden kişinin, hamurdan kılın çekilip çıkarıldığı gibi bir gün dinden çıkabileceği uyarısı yer alıyor.
Müminin Gizli Defteri Olmaz
Hocaefendi, müminin ikinci ve gizli bir defterinin, saklı bir hayatının olmaması gerektiğini ifade ediyor. Faizi, şaibeli ticareti gizli tutulan bir çift hayatın Müslüman şahsiyetine yakışmadığını söylüyor. Mevlana'ya nispet edilen "Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol" sözünü hatırlatarak dobra, samimi ve tutarlı bir Müslümanlık tavsiye ediyor.
Sahabenin Dinleme Edebi
Sohbetin sonunda hocaefendi, sahabe-i kiramın Peygamber Efendimiz'i başlarının üzerinde kuş varmış da uçacakmış gibi kıpırdamadan dinlediklerini anlatan rivayeti hatırlatıyor. İlme, Kur'an'a ve ilim ehline bu saygıyla yaklaşmak gerektiğini söylüyor ve gelecek haftalarda abdest, namaz ve güzel ahlakla ilgili hadislere geçileceğini haber veriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.