BİZİ ZALİMLERLE BERABER KILMA! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde Kur'an-ı Kerim'de geçen dualar üzerine yürüttüğü anlatımı Araf suresiyle sürdürüyor ve iki duayı öne çıkarıyor: Hz. Âdem'in tövbe niyazı ile Araf ehline nispet edilen "Bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma" duası. Sohbetin merkezinde, insanın en çok kendi nefsine zulmettiği ve affın ancak Allah'ın rahmetiyle mümkün olduğu fikri var.
Yasak Ağaç ve Yeryüzüne İniş
Hocaefendi, herkesin bildiği hadiseyi kısaca hatırlatarak başlıyor: Hz. Âdem cennete yerleştiriliyor, bir ağaca yaklaşmaması bildiriliyor, şeytanın vesvesesiyle o ağaçtan yeniliyor. Bunun ardından cennet elbiselerinin alındığını ve yeryüzüne indirildiklerini anlatıyor. Ayrıntılar konusunda ihtiyatlı davranıp ayetlerde bu kadar teferruat bulunmadığını, anlatılanların rivayetlere dayandığını özellikle belirtiyor. Rivayetlere göre Hz. Âdem'in yıllarca ağladığı, gözyaşlarının düştüğü yerde otların bittiği anlatılıyor.
Rabbena Zalemna Enfusena
Sohbetin ilk anahtar duası Araf suresi 23. ayette geçiyor. Hocaefendi bu ayetin mealini "Rabbimiz, biz kendimize zulmettik; eğer sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz" şeklinde aktarıyor. Buradan çarpıcı bir sonuç çıkarıyor: İlk insan ve ilk peygamber bile "sen affetmezsen" diye yalvarıyorsa, sıradan insanın hâli üzerinde daha çok düşünmesi gerekir. Ayrıca Hz. Âdem'in samimiyetiyle dua etmeyi, günahtan arınmış bir gönülle Ramazan'a girmeyi temenni ediyor.
Dünya Bir İmtihan Yurdudur
Yeryüzüne inişin "birbirinize düşman olarak inin" ifadesiyle anlatılmasını hocaefendi bir hikmet meselesi olarak ele alıyor; bunun sırrına tam vâkıf olunamayacağını söylüyor. Ona göre bu kargaşanın içinde asıl mesele, kimin kulluğu seçeceğidir. Dünyanın kaynayışının süreceğini, ancak asıl kaynamanın mahşer gününde yaşanacağını, bütün sırların ve kimin ne ayarda bir insan olduğunun orada ortaya çıkacağını hatırlatıyor.
Araf Ehlinin Niyazı
İkinci dua, sureye adını veren Araf ehline ait. Hocaefendi, haklarında farklı rivayetler bulunduğunu belirterek bir rivayeti aktarıyor: Sevap ve günahları denk gelen bu kimseler cennetle cehennem arasında yüksek bir yerde bekletilecek; cennete bakıp ümitlenecek, ateşe bakıp korkacaklar. Araf suresi 47. ayette geçen niyazları ise "Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma" şeklinde. Hocaefendi bu duaya hem dünyada hem ahirette ne kadar muhtaç olduğumuzu vurguluyor.
Duayı Ezberden Okumanın Değeri
Sohbetin sonunda bu duaların Arapça ya da Türkçe yapılabileceği, ancak Kur'an'dan geldiği biçimiyle ezberlenip okunmasının daha güzel olacağı tavsiye ediliyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.