Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(74) Fasık Kime Denir - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 4.340 izlenme 👍 102 📅 11 Mart 2013 ⏱ 45:53
🎙️ Timurtaş Uçar ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-74 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (74) Fasık Kime Denir - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu dersinde, Kur'an-ı Kerim'de sıkça geçen "ey iman edenler" hitabından yola çıkarak fasık kavramını ve haber karşısında müminin tavrını anlatıyor. Dersin çıkış noktası, bir haber geldiğinde onu araştırmayı emreden ayet.

"Ey iman edenler" ne demektir

Hocaefendi, bu hitabın Kur'an'da kalıp hâline gelmiş bir başlangıç olduğunu, fakat üzerinden hızla geçilmemesi gerektiğini söylüyor. Ona göre Cenab-ı Hak bir hükmü bildirmeden önce o hükmü kime emanet edeceğini tespit ediyor. Bu yüzden hitap aynı zamanda bir değer ifadesidir: güvenilmeyen kimseye ciddi bir emanet verilmez. Hocaefendi buradan imanın şerefin, iffetin ve emniyetin kaynağı olduğu sonucunu çıkarıyor.

İman sorumluluk demektir

Dersin ikinci vurgusu, kelime-i şehadeti diliyle söyleyip kalbiyle tasdik eden kişinin o andan itibaren bir sorumluluk üstlendiği. Hocaefendinin ifadesiyle, "ey iman edenler" aynı zamanda "ey sorumlu insanlar" demektir. Bunu somutlaştırırken şu ölçüyü veriyor: gören yoksa, kollayan yoksa insan gevşeyebilir; ama iman eden kişi Allah'ın kendisini gördüğünü bildiği için her hâlinde aynı adamdır.

Gelen haberi araştırmak

Dersin merkezindeki ayet, bir haber getirildiğinde onun doğruluğunun araştırılmasını, aksi hâlde insanın bilmeden birine zarar verip sonra pişman olacağını bildiriyor. Hocaefendi bu ilkeyi bugünün haber akışına taşıyor. Haberi aktaranın tarafsız kalması gerektiğini, haber verirken yargılamanın, sıfat yakıştırmanın ve ses tonuyla yönlendirmenin habercinin işi olmadığını söylüyor. Ona göre haber, olduğu gibi yansıtılmalıdır.

Duyduğunu nakletmenin ağırlığı

Dersin en pratik bölümü burası. Hocaefendi, kulağa gelen her sözün ağızda dolaştırılmamasını, araştırılmadan ve delili olmadan ikinci bir kişiye aktarılmamasını istiyor. Bunu bir günah olarak nitelerken dayandığı ölçü, kulaktan, gözden ve kalpten hesap sorulacağını bildiren ayet. Kişiye "başka günah aramaya gerek yok, bu yeter" diyerek meselenin ciddiyetini vurguluyor.

Mazlumun sesi duyulmuyor

Dersin son bölümünde Hocaefendi, dünyanın farklı yerlerinde zulme uğrayan Müslümanların hâline değiniyor ve haberin kaynağını kimin elinde tuttuğu sorusunu soruyor. Bu bölümü, gelecek derste haber ajanslarını ele alacağını söyleyerek bağlıyor ve ülke için barış, huzur ve anlaşma duasıyla sözünü tamamlıyor.

Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.