(73) Farz ve Sünnete Riayet - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu dersinde, bir süredir işlediği emr-i bi'l-mâruf ve nehy-i ani'l-münker konusunu sürdürüyor ve meseleyi günahlara bağlıyor: Günahlar nasıl meydana gelir, sebepleri nelerdir ve onlardan korunmanın yolu nedir? Ders, Ramazan-ı Şerif'in yaklaştığı, Berat Kandili'nin de yeni geçtiği günlerde yapılıyor.
"Nefislerinizi Koruyun" Emri
Hocaefendi konuya Mâide sûresinin 105. ayetiyle giriyor. Ayet "ey iman edenler" diye başladığı için hitabın doğrudan müslümanlara olduğunu vurguluyor ve tefsirlerden aktardığı manayı veriyor: Nefislerinizi isyanlardan ve günahlardan koruyunuz. Sohbetin bütün seyri bu emrin nasıl gerçekleşeceği sorusu etrafında ilerliyor.
Ferdî Gayret Yeter mi
Hocaefendinin bu konudaki tezi dikkat çekicidir: Günahtan korunmak yalnızca ferdî bir gayretle sınırlı kalamaz; içinde yaşanılan hayatın düzeni de bu korunmayı kolaylaştırmalı ya da zorlaştırmalıdır. Aile hayatı, ticaret hayatı, çarşı ve cadde, kısacası hayatın bütünü bu ölçüye göre kurulmadıkça kimsenin kendi nefsini ve neslini tam olarak koruyabileceğine ihtimal vermiyor.
Günahı Küçümsememek
Sohbetin en çok uyarı içeren bölümü burası. Hocaefendi günahlara karşı titiz olunmasını, hiçbirinin küçümsenmemesini istiyor. Sebebini de açıklıyor: İnsan alıştığı şeye zamanla ısınır, hatta onu beğenmeye başlar. Bir yanlışın yapıldığı yerde "ne güzelmiş" denmesini bu sebeple çok ağır bir hata sayıyor. Ona göre günahtan korunmanın ilk şartı, günahı günah olarak görmeye devam edebilmektir.
Sünnete ve Ona Uyana Saygı
Hocaefendi aynı hassasiyeti sünnete uyan kimseler için de istiyor. Sakalın sünnet olduğunu, bu sünnetin arkasında Peygamber Efendimizin bulunduğunu hatırlatıyor; aynı şekilde örtünen bir hanımın bunu kendi hevesi için değil Allah'ın emri olduğu için yaptığını söylüyor. Buradan çıkardığı sonuç şudur: Allah'a itaat edenlere ve onların uyduğu ölçüye saygı duyulmalı; alay, hakaret ve hafife alma yoluna gidilmemelidir. Hocaefendi bu noktada dinleyicilerini, farkında olmadan ağır bir hataya düşmemeleri için uyarıyor.
Arzuyu Ölçü Edinmek
Dersin son bahsinde hocaefendi Furkan sûresinin 43. ayetini okuyor. Ayette, kendi hevâsını yani arzu ve heveslerini ilah edinen kimseden bahsedilmektedir. Hocaefendi ayetteki ifadenin hem kadını hem erkeği kapsadığını belirtiyor. Ona göre isyanın kökeninde çoğu zaman şu vardır: İnsan, ölçü olarak Allah'ın hükmünü değil kendi keyfini ve arzusunu almıştır. Ders, itikadın çökmesi hâlinde ahlakın ve düzenin de sarsılacağı uyarısıyla, konunun gelecek derste sürdürüleceği belirtilerek tamamlanıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.