Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(72) Peygambersiz Hareket Etmek (19-02-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi

👁 338 izlenme 👍 3 📅 3 Nisan 2013 ⏱ 1:17:25
🎙️ Ahmet Vanlıoğlu ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-72 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (72) Peygambersiz Hareket Etmek (19-02-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde Yunus suresinin ayetleri üzerinden çok temel bir soruya cevap arıyor: İnsan, peygamber rehberliği olmadan yolunu bulabilir mi? Hocaefendi ders boyunca aklın sınırını ve nübüvvetin vazgeçilmezliğini anlatıyor.

Soğuk Bir Havada Derse Gelmek

Hocaefendi sözlerine havanın soğukluğuna dair bir hatırlatmayla başlıyor. Bugün küçük bir rahatsızlığı bahane edip ihmal ettiğimiz şeyler varsa, önümüzde daha çetin günlerin bulunduğunu söylüyor. Dünyada zorluğa katlananın ahiretteki yükünün hafifleyeceğini ifade ediyor ve sağlam inancın her müşkülü hallettiğini söylüyor.

Akıl Neden Yeterli Değil?

Dersin merkezinde şu tespit var: Eğer akıl tek başına yeterli olsaydı vahye gerek kalmazdı. Hocaefendi akılların standart olmadığını, herkesin kendi aklını en doğru saydığını anlatıyor. Bunu ilginç bir gözlemle destekliyor: İnsanlar pek çok şey için nazar değmesinden endişe eder, ama kimse aklına nazar değeceğinden korkmaz; çünkü kimse başkasının aklını beğenmez. Buradan çıkan sonuç şudur: Din akılla kurulsaydı, yeryüzünde insan sayısı kadar din ortaya çıkardı. Herkesin "bence böyledir" demesiyle bir istikamet oluşmaz. Doğruya ulaşmanın sarsılmaz vasıtası nübüvvet ve risalet müessesesidir.

Dünyayı Cennet Sananlar

Hocaefendi, peygamberden uzak kalan kimsenin ahiret inancını da kaybettiğini anlatıyor. Böyle biri bu hayatı asıl hayat sayar, cennetini de cehennemini de dünyada arar. Hocaefendi burada bir dengeyi kuruyor: Peygamberi takip eden kişiye ahiret için hazırlık yolları öğretilmiştir; dinlemeyip kendi başına kalan ise ölçüyü kendi kafasına göre koymuş olur.

İnsanların En Hayırlısı

Dersin son bölümünde çok bilinen bir rivayet hatırlatılıyor: İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Hocaefendi bundan bir ölçü çıkarıyor: İnsanların zararına çalışan birinin imanında bir eksiklik vardır; imanı tam olan kişinin yaptığı işler insanların hayrına döner.

Nimetleri Yerinde Kullanmak

Hocaefendi cennet nimetlerinden söz eden ayeti hatırlatarak dünyalıklarla övünmenin ne kadar küçük kaldığını anlatıyor. Ancak bu nimetlere kimlerin erişeceğini de belirtiyor: İmanı tam olan ve imanına göre yaşayan insanlar. Gerektiğinde Müslüman olduğunu söylemek yeterli değildir; bir ömrün tamamı bu istikamette geçmelidir. Hocaefendi bunu somutlaştırıyor: İnsana göz verilmiştir ve bu göz, verenin istediği gibi kullanılmalıdır. "Güzele bakmak sevaptır" sözünün, bakılması meşru olan güzellikler için doğru olduğunu; bu sözün bakılması uygun olmayan yerlere kılıf yapılmasının ise ciddi bir yanlış olduğunu ifade ediyor. Ona göre Müslüman konuştuğunu, yaptığını ve attığı adımı bilerek hareket eder; bu işler rastgele olmaz.

Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.