Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(60) Dünya Müslümanları Saldırı Altında - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 310 izlenme 👍 5 📅 11 Mart 2013 ⏱ 39:57
🎙️ Timurtaş Uçar ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-60 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (60) Dünya Müslümanları Saldırı Altında - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, Müslümanların yoğun bir baskı ve karalama altında bulunmasının Kur'an açısından nasıl okunması gerektiğini anlatıyor. Hocaefendi'nin cevabı şudur: Bu durum sürpriz değildir, Kur'an bunu önceden haber vermiştir; asıl mesele müminin bu gerçeği bilerek uyanık davranmasıdır.

Kur'an'ın Önceden Haber Verdiği Bir Hâl

Hocaefendi söze, dünyada olup biten hadiselerin büyük ölçüde İslam ve Müslümanlar üzerinde yoğunlaştığı tespitiyle başlıyor. Bunun bir Müslüman için şaşırtıcı olmaması gerektiğini söylüyor ve "Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar" mealindeki ayeti hatırlatıyor. Ayette geçen "irade" ve "söndürme" kelimelerinin Türkçede de kullanılan karşılıklarını örnek vererek, ayetin ne kadar açık bir haber verdiğini anlatıyor.

Söndürme Girişimi Niçin Ağızla Anılıyor

Sohbetin en dikkat çekici izahı burada. Hocaefendi, ayette söndürme teşebbüsünün silahla değil ağızla ifade edilmesine dikkat çekiyor. Dudakların arasından çıkan şey kelimedir; kalemden çıkan şey yazıdır. Yani İslam'a yönelik ilk hamle, söz ve yazı yoluyla, yani propaganda yoluyla yapılmaktadır. Hocaefendi bunu Kur'an'ın mucizevi bir ifadesi olarak değerlendiriyor.

Propagandanın Yarattığı Korku

Hocaefendi, propagandanın etkisini bizzat yaşadığı bir konuşmayla örneklendiriyor. Üniversitede görevli bir kişinin, dinin hükümleri gelirse her erkeğin birden fazla evlilik yapmak zorunda kalacağını sandığını anlatıyor. Hocaefendi ona basit bir hesap yaptırıyor: Ülkenin nüfusu ortadayken böyle bir zorunluluğun sayı olarak dahi mümkün olmadığını gösteriyor. Muhatabı bunun üzerine yanıldığını kabul ediyor.

Ruhsat ile Mecburiyet Farkı

Hocaefendi bu vesileyle önemli bir ayrım yapıyor: Beş vakit namaz her mükellefe farz kılınmışken, birden fazla evlilik böyle bir zorunluluk değildir; belli zaruretler ve sosyal sıkıntılar sebebiyle verilmiş bir ruhsattır. Bunu bir binadaki merdiven ve asansör benzetmesiyle açıklıyor: Modern binalarda merdivenin yanında asansör, hatta yedek asansör bulunması bir mecburiyet değil, ihtiyaç hâlinde başvurulacak bir imkândır. Hocaefendi, hükmü hiç okumadan propaganda diliyle konuşmanın insanı nasıl yanılttığını göstermek için bu misali veriyor.

Ayetin İkinci Yarısı

Sohbetin son bölümünde hocaefendi, ayetin ilk yarısında haber verilen söndürme çabasının yanında ikinci yarısının da bulunduğunu hatırlatıyor: İstemeyenler ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Allah nurunu tamamlayacaktır. Bunun müminler için bir gevşeme sebebi değil, uyanık olma, birlik olma ve ayrılığa düşmeme şartına bağlı bir müjde olduğunu ifade ediyor ve konuya gelecek derste devam edeceğini söylüyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.