Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(50) Kur'an Allah'ın (c.c.) Kalesidir (12-02-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi

👁 335 izlenme 👍 5 📅 1 Nisan 2013 ⏱ 59:42
🎙️ Ahmet Vanlıoğlu ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-50 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (50) Kur'an Allah'ın (c.c.) Kalesidir (12-02-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde Kur'an'ı bir kaleye benzetiyor. Ona göre Kur'an, içine girenin dışarıdan gelecek her türlü tehlikeden korunduğu bir emniyet alanıdır. Dersin konusu olan Yunus suresi ayetleri üzerinden şirk meselesini işliyor.

Kalenin İçinde Kalmak

Hocaefendi, büyüklerden birinin Kur'an için kullandığı ifadeyi aktarıyor: Burası emniyetli bir şehirdir, fakat içine girenlerin sayısı çok azdır. Kendisinin de bu kalenin içinde kalmaya çalıştığını belirtiyor.

Müşrikler Allah'ı İnkâr Etmiyordu

Dersin merkezindeki tespit şu: Efendimizin muhatabı olan Mekkeliler Allah'ın varlığını kabul ediyorlardı; asıl reddettikleri O'nun birliğiydi. İbadetlerinde Allah'ın yanına ortaklar koyuyor, putların kendilerini O'na yaklaştıracağına ve kendileri için aracı olacağına inanıyorlardı. Hocaefendi, Kur'an'ın bu düşünceye verdiği cevabı özetliyor: Allah'ın dışında kulluk edilen her ne varsa, o da yaratılmıştır. Aya, güneşe, yıldıza tapınan kimse, hepsini yaratanı bırakıp yaratılmışla meşgul olmaktadır.

Kalpteki Putlar

Hocaefendi meseleyi taş heykellerin ötesine taşıyor. Putperestliğin insanlık tarihinin hiçbir döneminde tamamen bitmediğini, sadece şekil değiştirdiğini söylüyor. Bu noktada İmam Rabbânî'ye nispet edilen bir sözü aktarıyor: Kişinin gerçek anlamda muvahhid olabilmesi için önce kalbindeki putları yıkması gerekir. Hocaefendiye göre herkesin kalbinde bir ya da birkaç put bulunabilir; asıl mücadele oradadır.

Ceviz Misali: Hak ile Batılın Tadı

Dersin orta bölümünde çok güzel bir benzetme yer alıyor. Hocaefendi, hakkı bir cevize benzetiyor. Cevizle ilk defa karşılaşan biri dıştaki yeşil kabuğu tadınca acıyla karşılaşır ve meyveyi atmak ister. Oysa o kabuk soyulduğunda sert bir kabuk, o kırıldığında ince bir zar, o da kaldırıldığında asıl öz ortaya çıkar. Hak da böyledir: Dıştan acı görünür, derine indikçe tatlanır. Batıl ise tam tersidir; dıştan tatlı görünür, içine girdikçe acılaşır. Hocaefendi akıllı insanın bu ikisini ayırt etmesi gerektiğini söylüyor.

Hesaptan Kaçış Yok

Hocaefendi mahşerde her nefsin kendi yaptıklarından imtihana tabi tutulacağını hatırlatıyor. O gün putların ve iddiaların ortadan kalkacağını, geriye yalnızca gerçek sahibin kalacağını ifade ediyor.

Cemaatten Uzaklaşmayın

Dersin son bölümünde hocaefendi camiye devam meselesine geliyor. Cemaati camiden uzaklaştırmaya yönelik her türlü telkine karşı dikkatli olunmasını istiyor. Bu çerçevede, cemaate gelmeyenler hakkında Efendimizin duyduğu üzüntüyü dile getirdiği rivayeti aktarıyor. Hocaefendi cemaatin ihmalinin uzun vadede kendi aleyhlerine olacağını, camiden uzaklaşmanın bindiği dalı kesmek anlamına geldiğini söylüyor.

Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.